Babam akşamları eve çoğu zaman öfkeli gelirdi. Üzerinde benzin, sigara ve geçim derdi kokusu taşırdı. Ya motor bozulmuş olurdu ya dükkân işlememiş. Benim babamın, ben bildim bileli, borçları vardı. Son ödeme tarihleri evde konuşulur, sonra susulurdu. Sofrada herkes önündekine bakardı. O gelince sesimiz küçülürdü. Çocuk dediğin ağzını şapırdatır, üstüne döker, güler; ama bizim evde babam gelince çocukluk biraz susardı. Sofraya otururken yaşımız büyür, sesimiz küçülürdü.