• Cennet İle İlgili Hadisler
    1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu:

    –Ben salih kullarım için ahiret azığı olarak hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın aklına gelmedik bir takım nimetler hazırladım. Allah’ın sizleri bu sözlerle muttali kıldığı şeyleri bir yana bırak. Bir de bunlardan başka onun sizleri muttali kılmadığı bir şey vardır ki, o en büyüktür’ buyurdu.”

    Müslim 2824/3, Buhari 3053

    2) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    ‘Allah cenneti yarattığı vakit Cebrail’e şöyle dedi:

    −‘Git cennete bak.’

    Cebrail gidip cennete baktı.

    Sonra geldi ve:

    −Ey Rabbim! İzzetine yemin olsun ki, cenneti kim işitirse muhakkak ona girer dedi.

    Sonra Allah onu zorluklarla donatıp:

    −‘Ey Cibril! Git cennete bak’ buyurdu. Cibril gitti ve cennete baktı.

    Sonra geldi ve:

    −Ey Rabbim! İzzetine yemin olsun ki, ona kimsenin girememesinden korktum’ dedi...”

    Ebu Davud 4744, Tirmizi 2685

    3) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennet nefse hoş gelmeyen şeylerle kuşatılmış. Cehennem de nefsin arzularıyla kuşatılmıştır’ buyurdu.”

    Buhari 6412, Müslim 2822/1, Tirmizi 2684

    4) Sehl bin Sa’d Es-Saidi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennette bir kamçı kadar yer, dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha hayırlıdır...’ buyurdu.”

    Buhari 6356, İbni Mace 4330

    5) Sehl bin Sa’d (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennette sekiz kapı vardır. Bunların içinde bir kapı Reyyan diye isimlendirilir. Buradan cennete yalnız oruçlu olanlar girer’ buyurdu.”

    Buhari 3058

    6) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Muhakkak cennet yüz derecedir. Onlardan her bir derece gök ile yer arasındaki mesafe kadardır. Şüphesiz o derecelerin en yücesi, Firdevs’tir. En faziletlisi de Firdevs’tir. Arş, muhakkak Firdevs’in üstündedir. Cennetin ırmakları da Firdevs’ten çıkıp akar. Bu itibarla siz Allah’tan dilemek istediğiniz zaman Firdevs’i isteyin’ buyurdu.”

    İbni Mace 4331, Tirmizi 2651

    7) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘...Şayet cennet ehli kadınlardan bir kadın dünyaya çıkmış olsaydı, muhakkak yer ile gök arasını aydınlatır ve ikisi arasını güzel bir koku doldururdu. Ve elbette o kadının başörtüsü dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır’ buyurdu.”

    Buhari 6467

    8) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennette olan nimetlerden, bir tırnağın taşıyacağı kadar bir şey görünmüş olsa gökler ve yeryüzünün dört tarafı arasındaki her şey muhakkak süslenirdi. Ve cennet ehlinden bir kadının bilezikleri görünse, güneş yıldızların ışığını silip yok ettiği gibi o da muhakkak güneşin ışığını silip yok ederdi’ buyurdu.”

    Tirmizi 2661

    9) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e:

    −Ya Rasulallah! Cennetin yapısı nedir diye sordum?

    Rasulü Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Bir kerpici gümüşten, bir kerpici altından, harcı keskin kokulu misk, çakılları inci ve yakut, toprağı za’ferandır...’ buyurdu.”

    Tirmizi 2646

    10) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennette, gövdesi altından olmayan hiçbir ağaç yoktur’ buyurdu.”

    Tirmizi 2645

    11) Ebu Said El-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Şüphesiz cennette öyle bir ağaç vardır ki, onun altında bir süvari, yürüyüşü çok sür’atli, talimli, iyi cins bir at ile yüz sene yürürse yine onu bitiremez’ buyurdu.”

    Müslim 2828/8, Buhari 6459, Tirmizi 2643, İbni Mace 4335

    12) Ebu Musa el-Eş’ari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘İki cennet vardır ki, bunların kapları ve içinde bulunan şeyler hep gümüştendir. Diğer iki cennet daha vardır ki, bunların kapları ve içinde bulunan şeyler de altındandır. Adn cennetindeki cennetliklerle Rablerine bakmaları arasında Allah’ın vechi (Yüzü) üzerindeki büyüklük ridasından başka bir şey bulunmayacaktır’ buyurdu.”

    Buhari 4828, Tirmizi 2648

    13) Harise bin Vehb El-Huzai (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Dikkat edin! Ben size cennetlik olanları haber veriyorum:

    Zayıf olup zayıf görülen kişi...’ buyurdu.”

    Buhari 4902, Müslim 2853/46, Tirmizi 2732, İbni Mace 4116

    14) Usame (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Ben cennetin kapısı önünde durdum, oraya girenlerin çoğu fakirler idi. Zenginler alıkonulmuşlardı...’ buyurdu.”

    Buhari 6456, Tirmizi 2729

    15) Abdullah bin Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennet ehli cennete vardığı, cehennem ehli de cehenneme vardığında ölüm, alacalı bir koç suretinde getirilir. Cennetle cehennem arasında yatırılıp kesilir.

    Sonra bir münadi:

    −Ey cennet ahalisi! Artık ölüm yoktur. Ey cehennem ahalisi! Artık ölüm yoktur diye nida eder. Bu hâdise sebebiyle cennet ehlinin ferahı bir kat daha artar, cehennem ehlinin hüzün ve kederi ise bir kat daha artar’ buyurdu.”

    Müslim 2850/43, Buhari 6457, İbni Mace 4327, Tirmizi 2682

    16) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘…Cennet ehlinden olup da dünyada en çetin ve meşakkatli hayat süren kişi getirilir ve cennete bir daldırılışla daldırılır.

    Müteakiben ona da:

    −Ey Âdemoğlu! Sen hiçbir çetinlik ve sıkıntı gördün mü, sana herhangi bir sıkıntı ve zorluk uğradı mı? diye sorulur.

    O da:

    −Hayır, vallahi ya Rab! Bana asla sıkıntı uğramadı ve ben asla şiddet görmedim der’ buyurdu.”

    Müslim 2807/55, İbni Mace 4321

    17) Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Bir münadi cennet ehline:

    −Daima sıhhatli kalmanız ve ebediyyen hasta olmamanız hakkınızdır. Daima yaşamanız ve ebediyyen ölmemeniz hakkınızdır. Daima genç kalmanız ve ebediyyen ihtiyarlamamanız hakkınızdır. Daima nimetler içinde hoş bir halde olmanız ve ebediyyen sıkıntı ve çetinliğe maruz kalmamanız hakkınızdır diye nida edecektir’ buyurdu.”

    Müslim 2837/22

    18) Muaz bin Cebel (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennet ehli cennete kılsız, tüysüz, yaratılıştan sürmeli, otuz veya otuz üç yaşında olarak gireceklerdir’ buyurdu.”

    Tirmizi 2669

    19) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Herkim cennete girerse nimet içinde hoş halde olur. Kendisine hiçbir sıkıntı ve çetinlik isabet etmez. Elbiseleri eskimez, gençliği de bitmez’ buyurdu.”

    Müslim 2836/21, Tirmizi 2646

    20) Suheyb (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    “Amelini güzel yapanlar için güzel mükâfat ve dahası vardır.” Yunus 26. ayeti hakkında şöyle buyurdu:

    ‘Cennet ehli cennete girdikleri vakit bir münadi:

    −Sizin için Allah katında bir vaad vardır diye nida eder.

    Onlar da:

    −Allah bizim yüzlerimizi ak etmedi mi? Bizi ateşten kurtarmadı mı? Bizi cennete girdirmedi mi? derler.

    Melekler:

    −Evet, diye cevap verirler.

    Müteakiben Allah ile cennet ehli arasında perde kaldırılır. Allah’a yemin ederim ki, Allah, cennet ehline kendisine bakmasından daha sevgili hiç bir şey vermemiştir’ buyurdu.”

    Tirmizi 2676

    21) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Cennete ilk girecek zümrenin yüzleri ayın ondördüncü gecesindeki sureti gibi parlaktır. Onların ardı sıra girecek olanlar ise, semadaki en keskin ışıklı büyük yıldızın parlaklığı üzeredirler. Sonra cennetlikler bunların ardından birçok menziller ve derecelerdir. Onlar cennette bevl etmezler, pislik ve dışkı çıkarmazlar, sümkürmezler, tükürmezler.

    Onların cennetteki tarakları altındır, terleri misktir, buhurdanlıklarının udu Hind ududur. Onların her biri için iki zevce vardır ve zevceleri, Huru’l-İyn’dir. Bunlardan her birinin kemiğinin iliği letafetinden dolayı etinin üstünden görünür. Onların ahlakı bir tek adamın ahlakı üzeredir, vücutları da ataları Âdem’in uzunluğu üzeredir ki, o altmış ziradır yaklaşık otuz metredir. Cennetlikler arasında ihtilaf ve düşmanlık yoktur. Onlar sabah ve akşam Allah’ı tesbih ederler’ buyurdu.”

    Müslim 2834/14, 15, 16, Buhari 3053, 3054

    22) Abdullah bin Kays (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Muhakkak cennette mü’min için içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Onun boyu altmış mildir yaklaşık yüz kilometredir. Onun her köşesinde mü’mine mahsus birçok kadınlar vardır ki, diğerleri onları görmezler. Mü’min kişi onları dolaşıp ziyaret eder’ buyurdu.”

    Buhari 4830, Müslim 2838/23, 24, 25

    23) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Şüphesiz cennette bir çarşı vardır ki, cennet ahalisi her Cuma günü oraya gelirler. Müteakiben şemal rüzgârı eser de onların yüzlerine ve elbiselerine en güzel koku nevilerini serper. Bundan da cennet ehlinin güzellikleri artar da artar. Güzellikleri artmış olarak kendi aileleri yanına dönerler.

    Âileleri onlara:

    −Vallahi sizlerin bizden sonra güzelliğiniz daha da artmıştır derler.

    Onlar da âilelerine:

    −Vallahi sizler de öylesiniz. Andolsun bizden sonra sizin de güzelliğiniz ziyadelenmiştir derler’ buyurdu.”

    Müslim 2833/13

    24) Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

    “Ben ateş ehlinin cehennemden son çıkacak ve cennet ehlinin cennete son girecek olanını biliyorum. Bu bir kimsedir ki, cehennemden emekleye emekleye çıkar.

    Yüce Allah ona:

    −Git, cennete gir! buyurur.

    O kimse cennete varır, ona öyle bir hayal gelir ki, cennet dopdoludur.

    Dönüp:

    −Ya Rab! Ben cenneti dopdolu buldum der.

    Allah-u Teâlâ yine ona:

    −Git, cennete gir! buyurur.

    O kimse cennete varır. Cennet ona yine dopdolu gibi hayal ettirilir.

    Dönüp:

    −Ya Rab! Ben cenneti dopdolu buldum der.

    Allah-u Teâlâ yine ona:

    −Git, cennete gir! Dünya kadar ve dünyanın on misli kadar yer senindir, buyurur.

    O kul:

    −Sen yegâne Melik olduğun halde benimle alay mı ediyorsun yahut bana gülüyor musun? der.”

    Abdullah ibni Mes’ud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Vallahi Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in gerideki dişleri belirinceye kadar güldüğünü gördüm.

    Sahabiler arasında:

    −Cennet ehlinin en aşağı menzil sahibi işte o kimsedir denilirdi.”

    Buhari 6469, İbni Mace 4339
  • Güzellik nedir? Güzellik, ona sahip olan bir kişiye hoşluk yaşatan bir nesne ya da şekildir. Aslında söz konusu nesne, güzel olduğu için ona sahip olana haz vermez, kendisine haz verdiği için onu güzel bulur.
    Will Durant
  • Abdullah bin Amr radıyallâhu Teâlâ anhumâ şöyle demiştir:
    “Dört ahlak vardır ki, sana bunlar verildiği zaman -dünyada elde etmediğin- hiçbir şey aleyhinde olmaz:

    1-Güzel ahlak,

    2-Harama götürmeyen helal yemek ve lffet,

    3-Yalan karıştırmaksızın doğru söz söylemek ve sadakat,

    4-Emaneti korumak ve adaleti gözetmek." [H.571

    Insanoğlu düşünürse, meşarun ileyhin bu hikmetli sözü kâfi gelir. Çünkü:

    1-Güzel ahlak sahibi cemiyet içerisinde değer kazanır. Tabiî ki değer kazanmasının vesilesi, diline ve hayâ' yerine hâkim olmasıdır.

    2-lnsan rızkını temin etmeye mecburdur, rızk temininde çalışmak anında meşrü' ve helal yoldan kazanılan geçim levazımları, insanı azgınlığa, fuhuşa, cimriIiğe sevketmez. Vasat bir hayat yolunu tutmak ve haramlardan sakınmak takva olur. Takva şehadet kelimesinin icabıdır.

    3-Hal ve hareketinde doğru söz söylemek ve yalandan sakınmak; cennet kapılarını açacak, cennete insanı cezbedecek bir vesiledir.

    4-Allah Teâlâ'nın insana vermiş olduğu İslâm nimetini ve iman servetini korumaktan ibaret emanet. cennette derece almmasina en kuwetli vasıtadır. Mesela ruh emanettir, beden emanettir, İslâm Dîni emanettir. Behime kuvveti akI-ı selîmin emri altında çalıştı mı. bu emanetler korunmuş oluyor. Bu emanetlere hıyanet etmeyen insan, hem Allah Teâlâ'nın defterinde hem halkın defterinde değer kazanır.

    İşte yukarıda geçen hadîs-i şerîfteki: “En çok cennete sokan şey nedir? Bu da, Allah'tan korkmaktır, fuhuştan korunmaktan ibaret takva sahıbı olmaktır ve güzel ahlaktır.” sözünün manası, Abdullah bin Ömer radıyallahu Teâ' lâ anhumâ'nın sözleriyle izah olunmuştur. İşte irşad...
  • "Hayat dediğin nedir ki?Eninde sonunda hepimiz ölecek değil miyiz?Bari yaşam süremizi şerefli emellerle dolduralım da yaşadığımıza değsin."
    Ayşe Kulin
    Everest Yayınları
  • İçimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi
    Nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren
    Kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi
    Nedir yalnız bize yakışan bu serüven

    #İbrahimtenekeci
  • Beni cennet va’di ile avutma,
    O kalbimdir, çünkü sevgi ilidir,
    Cehennemin azabıyle korkutma,
    Korku nedir bilmez: Gönlüm delidir..
  • Korku nedir bilmez: gönlüm delidir.