Foucault nun cinsellik, iktidar, baskı, arzu, delilik vb. konularla ilgili olarak bu kadar güzel ve kusursuz bir söylev çekebilmesinin kökeninde bütün bu konuların ve kuramların günümüzde anlamlarını yitirmiş olmalarının yattığını söyleyen Baudrillard, böylelikle Foucault’nun söylevinin gerçekliği
kapsayan bir evrene değil, bir simülasyon evrenine ait oldu
ğunu ve bu yüzden onu bilimsel bir çözümlemeden çok bir
“vakayiname” (chronique) olarak nitelendirmenin daha doğru
bir şey olacağını iddia etmektedir.