"Ben seni seviyorsam bundan sana ne?"
Belki de samimi olan, kendi anlamından sebep yalnız "ben"dedir. İki kişi belki de asla samimi olamaz, hayat belki de bu yüzden başlangıcı ve bitişiyle tek kişiliktir.
Dışındaki ambalajın yırtılmasına kim izin vermiş ki içini bilelim, içini bilmek yetmiyor. Daimonion'unu duyan var mı hala?
Ben seni seviyorsam, bu artık seni bağımsızlaştırdığım bir mesele haline dönüştüyse benim için bir ürünün hammaddesi olmaz mısın?
Aşk bir üretim mi?
Yaratıcılığın büyüsüyse
evet aşk bir üretim,
o halde aşk belki de yalnızca bir ürünleştirme eylemi.
Fakat hayır aşk bir kırılganlık da olabilir, bir dönüşümün başlangıcı "hem yarabandı hem yara"
Yani ben, seni sensiz seversem, bıraktıklarını imgelere dönüştürüp seni zihnimdeki ben olarak sevmiş olur ve sonuç olarak seni değil kendimi sevmiş olurum.
Peki öyle olsa neden bir başkasını sevmeye ihtiyaç duydum?
Belki de ben göremediğim "ben"e sende rastladım ya da bilmediğim bir gizin ardında merakımı dolandırdım.
Seni severek kendime mi yaklaştım,
yoksa
seni sevdiğim için eski kendimden mi uzaklaştım?