Dinleyin, dostum -çünkü siz yine de dostumsunuz benim-, ben şüphesiz, basit, zavallı, öyle önemsiz biriyim ki tabii konu bu değil, ama sizi öyle sevecektim, öyle sevecektim ki eğer siz onu, o tanımadığım kimseyi sevseydiniz ve sevmeye devam etseydiniz, yine de fark etmeyecektiniz, benim sevgimin bir şekilde orada sizin için durduğunu.
ama şimdi tıpkı sizin gibi, sizin valizlerinizle ona gittiğiniz zamanki gibi seviyorum. Sizinkinden de kötü, Nastenka, çünkü o zaman o kimseyi sevmiyordu, sizse seviyorsunuz.