"And olsun ki: biz, Firavun hanedanını, düşünüp ibret alsınlar diye yıllarca kuraklıkla mahsulleri kıtlığı ile cezalandırdık.
Fakat onlara bir iyilik gelince bu bizim hakkımız dediler. Kendilerine bir fenalık da gelirse Musa ile onun beraberindekilere uğursuzluk yüklerlerdi.
Gözünüzü açınız iyi biliniz ki onların uğursuzluğu ancak Allah tarafındandır. Fakat çokları bilmezler.
Onlar: bizi büyülemek için her ne mucize getirsen biz sana iman ediciler değiliz! dediler.
Bunun üzerine biz de ayrı ayrı mucizeler olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gönderdik.
Böyle iken yine iman etmeyi kibirlerine yediremediler.
Onlar öyle günahkar güruhu idiler.
Üzerlerine azab çökünce:
Ey Musa bizim için Rabb'ine dua et!
Eğer bu azabı bizden ayırıp sıyırırsan, And olsun ki sana kesin olarak iman edeceğiz, ve and olsun ki israiloğullarını da seninle birlikte mutlaka göndereceğiz! Dediler
Vakta ki, biz kendilerinin erişecekleri bir müddete kadar onlardan azabı kaldırdığımızda hemen sözlerinden dönerlerdi. Nihayet ayetlerimizi asılsız saymaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerini cezalandırdık ve onları denizde boğduk."
[Araf 130-136]