Charlotte Brontë'nin hayatını incelerseniz
Jane Eyre ile birçok ortak noktası olduğunu göreceksiniz. Bu gerçekçilik romana yansımış ve anlatımı daha etkili kılmış. Bu roman, kadın haklarına ve özgürlüğüne sahip çıkan ilk romanlardan biri kabul ediliyor. Victoria Dönemi İngilteresi'ni düşündüğümüzde bunun çok büyük bir yenilik olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönem toplumun dinî dayatmalarla baskı altına alındığı, sınıf ayrımının güçlü bir şekilde hissedildiği ve erkek üstünlüğünün kabul gördüğü bir dönem. Hatta yazarımız, kadın yazarların ciddiye alınmayacağını düşündüğü için romanı bir erkek ismi olan "Currer Bell" adıyla yayımlıyor. Jane çok güçlü bir kadın karakter. Kendi ayakları üstünde duran, inandığı şeyleri sonuna kadar savunan, tutkulu bir genç kadın. Ben bu karakteri çok sevdim. Oldukça kalın bir kitap olduğu için başta gözümü korkuttuğunu itiraf etmeliyim. Ancak dili o kadar sade, anlatımı o kadar akıcıydı ki bitmesini hiç istemedim. Bu kitaba bir şans verin ve Jane ile tanışın derim. Kesinlikle pişman olmayacaksınız :)