Bu ülke
Uzun zamandır listemde olan ama bir yandan da gözümü korkutan o kitabı, canım arkadaşım sayesinde nihayet okuyabildim. Aslında Cemil Meriç ile tanışmam, Sevgili Limon Çiçeği'ni okurken onun bu eserine rastlamamla başlamıştı. İtiraf etmeliyim ki; Acaba dili ağır gelir mi, sıkılır mıyım? diye biraz çekiniyordum. Ama okumaya başladıkça anladım ki korkulacak hiçbir şey yokmuş! Yazarın kalemi kimilerine zor veya sıkıcı gelebilir belki ama beni hiç yormadı; aksine o kadar sürükleyiciydi ki koca kitabı dolu dolu üç günde bitirdim.
Kitap, yazarın kendi hayat hikayesiyle yani otobiyografisiyle açılıyor, sonra da kısa kısa denemeler şeklinde ilerliyor. Konular genelde birer sayfa, en fazla iki üç sayfa sürdüğü için okuması çok keyifli. Evet, içinde yer yer yabancı ve eski kelimeler var ama ben onları dert etmedim; kitabın arkasındaki sözlük kısmına baka baka, öğrene öğrene ilerlemek ayrı bir tat kattı.
Belki herkese hitap etmeyebilir, kabul ediyorum; ama benim için 'herkesin bir kez olsun okuması gereken kitaplar' listesinde yerini çoktan aldı bile. Eğer siz de benim gibi çekiniyorsanız, o ön yargıyı kırın ve bu derin dünyaya bir şans verin derim. Kesinlikle tavsiye ediyorum!