“insanların dünyaya başka insanları bulmak
içın gönderildiğine inanırım. ben de seni bulmak için doğmuştum.seni bulmak, tenine dokunmak, nefesini içime çekmek, bütün düşüncelerini dinlemek için. ama artık bunun doğru olduğuna inanmıyorum."
“ona bir sürü şey vermek istiyordum. bende olan her şey onda da olsun istiyordum. birini sevdiğinde insan böyle mi hisseder diye düşündüm. birine aşık olmanın ne anlama geldiğini biliyordum zaten. hem hissetmiş hem oynamıştım. ama birini sevmek. birileriyle ilgilenmek. kaderini onunkiyle birleştirip, ne olursa olsun, sen ve ben varız, diye düşünmek.”
“insanlar mahremiyetin seksle ilgili olduğunu düşünür.ama mahremiyet aslında gerçekle alakalıdır. birilerine kendi gerçeğini anlatabileceğini, kendini onlara gösterebileceğini fark ettiğinde, onların karşısında çırılçıplak durduğumda, “benimle güvendesin” karşılığını vermeleri. mahremiyet budur.”