hayatım boyunca tek bir düşünceye saplanıp kalmış, monoman insanların her türü hep dikkatimi çekmiştir, çünkü bir insan kendini sınırladığı ölçüde sonsuzluğa da yaklaşmış demektir; özellikle dünyaya sırt çevirmiş gibi gözüken bu tür insanlar, özel malzemeleriyle kendilerine karıncalar gibi tuhaf ve gerçekten bir defaya özgü küçük bir dünya modeli inşa ederler.
... sağlıklı, kendilerinden emin, gururlu, neşeli insanların tam anlamıyla sevemeyeceklerini anlamıştım. çünkü onların buna ihtiyacı yoktu. çünkü onlar kendilerine verilen sevgiyi, sanki saçlarında bir toka, kollarında bir bilezikmiş gibi alakasız ve yüksekten bir tavırla kabul edebilirlerdi ancak. yoksa var olmalarının bütün anlamı ve mutluluğuyla değil. ancak kaderin vurduğu, küçük düşürdüğü, mahrum ettiği insanlar sevgiye muhtaçtır ve ancak sevgiyle desteklenir. böyle kimselere kendini adayan bir insan, aynı zamanda hayatın onlardan esirgediklerini de yine onlara bağışlamış olur. ve sadece onlar alçak gönüllülükle ve bütün benlikleriyle sevebilirler.