Durgunluk zamanlarında bazı mülk sahibi üreticiler, kısmen işçilerden gelen siyasal baskıların sonucu olarak kısmen de üretim ilişkilerindeki yapısal değişikliklerin rakip mülk sahibi üreticiler karşısında kendi yararlarına olacağı inancıyla, bir yerlerdeki sınırlı bir işçi kesiminde proleterleşmeyi artırmak amacıyla gerek üretim gerekse politika alanlarında güçlerini birleştirmiştir. Uzun vadede kapitalist dünya ekonomisindeki kar düzeylerinin düşmesine yol açmış olan proleterleşmenin, nasıl olup da arttığına ilişkin başlıca ipucunu, bu süreç vermektedir.