Güneş

Descartes'ın cogitosuyla başlayan süreç Nietzsche'nin übermencshinden ve Merleau-Ponty'nin gözünden geçerek Baudrillard'ın simüklarına vardı. Postmodernizm bir karşıtlık değil marjinal bir sonuçtur.
Felsefe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya görüşünü tenin bakışına indirgedi postmodern insan. Kolektifleşmiş bir solipsizmin içinde özgürleştirilmiş tutsaklığa buladı insanlığı.
Felsefe
İbn Haldun'un Batılı düşünürlerin premodern bir öncüsü olduğu anlayışı tam bir cehalettir. İbn Haldun 21. yy Batı düşünürlerinden bile daha doğru bir şekilde toplumu analiz ediyordu. O bir öncü değil sonuçtu. İslamın kolektivist anlayışının bir sonucuydu. Yani onu Batı'da değil Doğu'da aramak gerek.
Felsefe
Her şeyi altyapı ilişkilerine indirgeyen Marksizm kesinlikle diyalektik bir anlayış değildir. Marx'ta tıpkı Darwin gibi monist bir natüralistti. Tek avantajı Hegel'in himmetiydi.
Felsefe
"İnsan istediği gibi yaşar." diyen cehaletin dibine vurmuş demektir. İnsan başıboş değil. Ahlakı ve dini terk etse bile maddeyi terk edemiyor. Doğa, bedeni ve çevresi ona keyfince yaşama salahiyeti vermiyor. Bu yüzden modern, postmodern ve liberal ahlak anlayışları insanı zerrece kavrayamamış cehalet teorilerinden ibarettirler.
Din