İnsanoğlu, yeryüzündeki yaşam süresinin sınırlı olduğu gerçeğinin farkında olarak yaşayan
ve bunu bile bile mutluluğu arama gücünü koruyabilen tek canlı olmalıydı.
Koltuğundan kalktı ve pencerenin önüne giderek, gözlerini en uzak noktaya dikti. Kendi korkularını ya da zaaflarını fark ettiği zaman hep bunu yapardı. Görebildiği en uzak noktayı algılamaya çalışır, dünyanın büyüklüğünden ve milyonlarca yıllık tarihinden güç alırdı.