Aslında ben acıya karşı çok dayanıksızım. Düşünüyorum da, bugüne kadar acılardan hep uzak durmaya çalıştım. Acı ile yüz yüze kalmaya tahammül edemiyorum. Acı çekmeye başladığımda, ya birilerine, ya bir şeylere sığınarak unutmaya çalışıyorum. Belki de bu yüzden, kaybetmeyi göze alamıyorum.
“Müşterilerimden biri, mutluluğu bir kibritin alevine benzetmişti. ‘Ya esen bir rüzgâr söndürür, ya siz üflersiniz ya da sonuna kadar yanıp kendiliğinden söner,’ dediğini hatırlıyorum. Kibritin alevi, önünde sonunda söner ama başka bir kibrit yakma şansınız daima vardır.”
Korkunun hiç olmadığı yerde genellikle tedbir de yoktur. Kayıpların listesinden gelip gelemeyeceğinizi hesaplamadan, cesaretinizi son noktasına kadar kullanabilir ve bedellerinizi gerçekleştirmek uğruna önünüze çıkan bütün risklere atılabilirsiniz. Ancak unutmamalıyız ki, tedbirsiz alınan risklerin çoğu, arkasından bazı kayıplar getirir.İşte bu yüzden, sık sık kaybetmenin acısıyla baş başa kalabilirsiniz.