Kendi adıma tam bir hâyal kırıklığı oldu bu kitap. Türüne ne polisiye diyebilirim, ne de fantastik. İki yön de mevcut fakat iki yönde eksik.
Karakter derinliğinden yoksun, yer yer kopuk, anlamsız ve gereksiz diyaloglar içeren bir hikâye.
Bir buzulda bulunan binlerce yıllık bir ceset, cesetin içine hapsolmuş bir sözde iblis ve o cesetin genetik torununun hedef alınması. Hikâyenin konusu bu kadar yavan işte.
Serinin diğer kitapları da elimde mevcut ve okumayı düşünmüyorum.
Öncelikli hedef kulları değil Allah'ı hoşnud etmektir. yaptığımızdan Allah razı olmuşsa O'nun gerçek kulları da memnun olmuştur. Onları memnun edecek de zaten Allah'dır.
Onu yıllar boyu ayakta tutan, hayatın hep doğru tarafında kalmasını sağlayan işte o anlardı. Bir pencerenin açılıp hayatın sadece o ikisi için fırsatlar sunduğu anlar, birlikte planlar yaptıkları, yapacakları her şeyi heyecanla fısıldadıkları, kaçışın yaklaştığı anlar.