Grup saçmalığı
Bir gruptan gerçekleri telaffuz ederek çıkarıldım, hoş kendim çıkacaktım. Grup kuralı şu DESTEk!! İletini yazıyorsun veya alıntını gruba link atıyorsun herkes beğeniyor. (Okuma oranı %30 dur.) Grubun gelişmesi için arada bir şeyler yazabilelim deniyor, Hitler'in torunu olduğunu varsaydığım kişi ileti yazmayın atarım haaa! 4 alıntı atmışsın hepsini art arda buraya atamazsın haa! İkinci alıntını atmak için araya biri gruba başka bir ileti atmalı diye zırvalıyor devamlı. Sorum şu bundan ne keyif alınabilir? Yahu nazi kampına katılacağıma bırak ileti/alıntımı 3 kişi beğensin. Ya ciddi anlamda gruba bir cümle yazsan falaka! 81⋆ (81⋆) şahısta bu. 11 senedir buradayım ya insanlar değişti ya ben anlayamadım. HEİL HITLER!! Gruba ileti yazdığım ve hakkında konuştuğum için lütfen beni gaz odalarında öldürüp akabinde yakma!
1000Kitap
Heil Hitler!
Acaba Naziler *ahudi zulmü yaptığında dünyanın tepkisi nasıldı? Tarihsel bilgi dışında duygu durumlarını merak ettim o günkü dünya insanlarının. Örneğin, benim bugün bir kaşık suda boğmak istediğim *trail ve *iyonist hegemonyası güdenleri o günlerde Hitler ve onu destekleyenler için hissediyorlar mıydı insanlar? Hiç sanmıyorum. Bugün bile, "Ahh Hitler, diyorum keşke hepsini yok etseydin onların." Bişnev...
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
BİR DEHANIN ÇÖKÜŞÜ ; FREUD’UN SESSİZ VEDASI Sigmund Freud’un son günlerinde, kanser tarafından kemirilmiş bedeni, yaralarının ağır kokusu ve acıdan korunmak için doktoruyla yaptığı sessiz anlaşma vardı. 23 Eylül 1939’da öldü; gırtlak kanserinin tükettiği, ağır bir septik enfeksiyonla zayıf düşmüş, ama yine de olağanüstü bir berraklıkla yaklaşmıştı sona. Kendisine ölümcül bir düşman edinen ve onu sürgüne zorlayan Naziler karşısında, alaycı zekâsını hiç kaybetmemişti. Kansere yenik düşen bedeniyle, bunun son olduğunu bilerek, ömrünün yetmiş dokuz yılını geçirdiği şehirden ve ülkeden uzak bir yerde, ölümüne olağanüstü bir açıklıkla yürüdü. Naziler onu bir tehdit, Reich için ölümcül bir düşman saymış; dünyaca tanınmış bir figür olduğu için öldürmeye cesaret edemeyip sürgüne zorlamışlardı. Yine de onun kitapları, Almanya’nın kültürel mirasına ihanet eden dev ateşlerde yakıldı. Freud başlangıçta gitmek istemedi. Buna karşılık Naziler, ailesinin tehlikede olduğunu göstermekten geri durmadı. Yayıncılık ofisinin basıldığı gün, oğulları Martin’i götürüp bir gün boyunca sorguladılar; serbest bıraktılar. Bir hafta sonra kızları Anna’yı aldılar ve Gestapo karargâhında sorguladılar. Freud, ancak o zaman gitmek zorunda olduğunu anladı. Viyana’da kalan dört kız kardeşi yıllar sonra Nazi ölüm kamplarında öldürüldü. Freud, günlüğüne o kara günü tek bir cümleyle yazdı: “Anna Gestapo’da.” 4 Haziran 1938’de, eşi Martha Bernays ve kızıyla birlikte sürgüne doğru yola çıktı; hasta, yıpranmış, yaşlı ve kırılgandı. Gitmeden önce, Nazilerin hazırladığı ve gerçeğin tamamen tersini söyleyen bir belgeyi imzalamaya zorlandı. Belgede Gestapo’nun kendisine saygı gösterdiği ve özgürce çalışmasına izin verdiği yazıyordu. Freud yalnızca bir cümle daha eklemek istediğini söyledi ve tarihe geçen alaycı
Bilgi Zenginliktir
Weg von Heil bringenden Gurus
Die eigene wirkliche Anstrengung ist die Bedingung aller Verbesserung. - Erich Fromm, SRF 1979
Seksenli yıllar, Berlin Olimpiyat Stadyumu. Alman gençler hıncahınç doldurmuş stadı. Çünkü filozof-sanatçılarından Frank Zappa konser verecek. Ama bir sorun var: Konser saati gelmiş olmasına rağmen sanatçı ortada yok. Yarım saat, bir saat geçiyor, yok… Tam iki saat sonra teşrif ediyor. Ağır adımlarla sahneye çıkıyor, mikrofonun önünde durup seyirciye bakıyor. Sonra eliyle bir Nazi selâmı çakıveriyor birden: “Heil Hitler!” Stadyumda ölüm sessizliği… Berlinliler şaşkın. Yavaş yavaş bir homurtu yükselmeye başlıyor. Sahnedeki adamsa hiç oralı değil. Tekrar çakıyor Nazi selamını. “Heil Hitler!” Seyircilerin küçük bir kısmı, aynı şekilde bağırarak cevap veriyor ona. Ama sanatçı hala memnuniyetsiz. Daha sert bir Nazi selâmı veriyor ve bağırıyor avazı çıktığı kadar: “Heil Hitler!” Bu sefer seyirci hazırlıklı… Stadyumun yarıya yakını sahnedeki adamın söylediği şeyi bir ağızdan tekrarlıyor. Ne var ki tatmin olmuyor Frank Zappa… Karşısındaki binlerce kişiye ters ters baktıktan sonra yine veriyor o selâmı, yine bağırıyor. “Heil Hitler!” Kitle artık ne yapması gerektiğini anlamış durumda. Bir ağızdan “Heil Hitler!” diye cevap veriyorlar, bütün stadyumu inleterek. Bir sessizlik oluyor. Kısa ama gergin bir sessizlik. Frank Zappa’nın sözleri bozuyor sessizliği: ''Ey Almanlar, gördüğüm kadarıyla siz hala akıllanmamışsınız. Yok size konser! '' Dönüyor arkasını ve çekip gidiyor sahneden ... ! Frank Zappa ... ...
Alıntı