"...Eğer, herhangi bir papaz, günahımı çıkarmaya ve beni kutsamaya gelirse, ona defolup gitmesini ve lanetinin
üzerimde olmasını istediğimi söyle! Hayatımda yaptım, yaptım,
yaptım ve yine de az yaptım. Benim gibi adamlann bin yıl yaşaması gerekirdi. Hayırlı geceler!”
“Hayır, özgür değilsin.” dedi. “Senin bağlı bulunduğun ip, öbür insanlarınkinden biraz daha uzun, hepsi bu kadar!
Senin patron, uzun ipin var, gidip geliyor, kendini özgür sanıyorsun. İpi koparmadın mıydı da...”
“Her acı, yüreğimi
ikiye böler patron,” dedi. “Ama o kırk yaralı yürek hemen kaynar ve yara görünmez; kaynamış yaralarla doluyum ben; onun için dayanıyorum.”
“İnsan bu demektir” diye düşünüyordum. Acı duyduğu zaman, gerçek iri gözyaşları döken.Sevinirken de sevincini, ince, metafizik eleklerden
geçirerek onu boşuna harcamayan, sıcakkanlı ve sağlam kemikli insan."