çağla karayel

çağla karayel
@hejaaaaaaa
Siyasette, ilimde, sanatta ihtiras olmasa belki de bugünkü medeniyet olmazdı.
Sayfa 136
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şehvet, hayatın en büyük prensibidir. İnsan neslinin tükenmemesini sağlar. İnsan, akıl ve duygu bakımından çok üstün ve ileri olduğu için bu prensibi de olgunlaştırmış, güzelleştirmiştir. Yiyeceğini, giyeceğini, barınacağını güzelleştirdiği gibi. Şehvet, aşk haline geldikten sonra artık insanlar arasında yarış başlamış ve beyinler, muhayyeleler gerçekte olan güzellerle kanmayarak onları icad etmek yoluna girmiştir. Sevgiliyi âşık yaratır, sonra tapar. Onda eşsiz güzellikler, büyüklükler bulur. Aslında alelâde bir kız veya kadındır ama Mecnûn’un Leylâ’yı görüşü gibi onu ilâhlaştırdıkça artık aşk denilen tezahür başlamıştır. Bununla beraber aşk lüzumlu bir şeydir...
Sayfa 136 - doktor selim
Aşk da böyledir. Aslında şehvettir yani hayvanî bir istek. Fakat romantik bir muhayyele onu o kadar süsler ve güzelleştirir ki aşkın ilâhî bir duygu olduğuna inanırız. Yüzlerce yıldan beri bu şairane tarifleri dinleye dinleye aşkın insanüstü bir şey olduğunu sanmışızdır. Gerçekte şehvet isteğinden başka bir şey değildir.
Sayfa 135 - zalımsın doktor
Aşk da doğrudan doğruya bir hastalık değil, bir hastalığın görünüşüdür. - Asıl hastalık nedir? - Açığa vurulamayan şehvet duygusu... Selim garip bir duygu içinde sustuktan sonra pencereden göğe bakarak sordu: - İlâhî bir kadına veya kıza karşı duyulan aşk da nihayet bir şehvetten mi ibarettir? - Tamamiyle. Aşk, şehvetin estetik şeklidir. Onun için daha ziyade estetik kadınlara veya kızlara karşı duyulur..
Sayfa 135 - zalım doktor
En kuvvetli insanların da zayıf anları olur.
Sayfa 130 - zalım doktor