Karanlık Deniz
Şimdi seni düşünüyorum, biliyorsun
Aklıma ellerin geliyor önce
Yağmurlu birgün hatırlıyorum
Islanmış bir serçe kuşu hatırlıyorum
Durup durup ölümü hatırlıyorum
Alnıma bir ışık vuruyor karanlıkta
Sonra alabildiğine bir sessizlik başlıyor
Alabildiğine bir deniz
Alabildiğine kum
İçim ürpertilerle dolu
Karanlık denizlerin ortasında
Seni düşünüyorum
Hani denizin insanı deli eden maviliği
Nerde o güneş parıltıları nerde
Göremiyorum ama duyuyorum
Yaklaşan fırtına sen olmalısın
Bu rüzgar senin hayallerin olmalı
Senin ümitlerin
Senin arzuların olmalı
Bütün karanlıklara razıyım
Yalnız uzaklarda, çok uzaklarda
Bir gemici feneri yanmalı
Bu korkunç ağırlıkları kim koydu başıma
Bu marşandiz trenleri nereye gidiyor
Ben bir katran deniziyim artık
Dalgalarım iri kayaları döver durur
Ne olduğunu
üç tekerlekli bisikletin
askerlik sonrası çalışmaya başladığım
fabrikadan
hırsızlık yaptım diye
kovulduğumda öğrenmiştim
Çocukların düşlerini çalıyormuşum !
Ne istiyorum biliyor musun
bir başımı alıp bu diyardan çekip gitmeyi
beni kimsenin bulamayacağı
nerede olduğumu kimsenin bilemeyeceği
bir diyarı güzelliğe gitmek istiyorum
belki kendimden kaçışdır
bir o kadar da kendimi bulmak
özünü sorarsan
tek başıma da gitmek istemiyorum
kiminle gitmek istediğimi de bilmiyorum
bildiğim tek şey var
içim daralıyor
bu şehirden
bu havadan uzaklaşmak istiyorum
şehirden ilk ayrılan otobüse binip
arkadaş
bana son durağa bir bilet deyip
nereye gittiğimi otobüsten inince öğreneceğim
bir yerlere gitmek istiyorum
oralarda kalmama bile gerek yok
Bir deniz havası
ya da dağ havası
olmadı bozkır havası
alıp
aynı otobüsle geri dönerim
"Abi, sen bizimle yeni gelmedin mi" diye soran çocuğa
evet demek var
"kafayı yemiş" diyecek
varsın desin
bilmiyor ki bu yolculuğun beni kurtaracağını