iki gün kadar bekletilen tahıl çorbası, özellikle maltlaştırılmış tanelerle yapılmışsa gizemli bir dönüşüme uğruyordu. havadaki yabani mayalar çorbadaki şekeri mayalayıp alkole dönüştürdüğü için, çorba biraz köpürüyor ve hoş bir sarhoşluk veriyordu. demek ki bira tanrıların bir hediyesiydi.
ekmek katı biraydı, bira ise sıvı ekmekti.
sosyal bir ortamda içki içildiğinde kadehlerin to- kuşturulması, kadehlerin bir tek ortak kap biçiminde yeniden birleştirilmesini simgeler.bunlar, kökleri çok eskilere dayanan geleneklerdir.
“şarap sadece ezilmiş üzümün mayalanmış suyundan ibarettir. üzüm taneleri kabukları üzerinde bulunan doğal mayalar, meyve suyundaki şekeri alkole dönüştürür. bu nedenle, üzüm yada üzüm suyun toprak kaplarda uzun süre saklama girişimleri şarapla sonuçlanıyordu.”
“bir yük atı yaklaşık 140 litre tahıl taşıyabilirdi, fakat tahıl damıtılıp viskiye dönüştürülünce 850 litre taşıyabilirdi. viski kırsal bir para olarak kullanılıyor, tuz, şeker, demir, barut ve mermi gibi mallarla takas ediliyordu.”
bir öyküye göre, etiyopyalı bir keçi çobanı, belirli bir ağaçtaki kahverengi-mor taneleri yiyen sürünün özellikle canlandığını fark etti. sonra kendisi bu ye- mişleri yemeyi denediğinde, yemişin uyarıcı gücünü fark etti ve keşfini bulunduğu yerdeki imama iletti. imam da taneleri hazırlamanın yeni bir yolunu geliştirdi; taneleri önce kurutup sonra suda kaynatarak, gece ibadetlerinde uyanık kalmak için kullandığı sıcak bir içki üretti.
"1674' lerde kahve, alkolün antitezi, sarhoş edici değil ayıltıcı, duyuları donuklaştıran ve gerçekliği bulanıklaştıran değil algılamayı yükselten içki olarak görülmeye başlandı ”
“çin’in muazzam imparatorluğun çarklarını yağlayıp düzgün çalıştıran çay, yeni topraklar fethedebilirdi: ingilizlerin gönlünü kazanan çay tün dünyaya