Onun da bir zamanlar kendisi gibi bir oğlan çocuğu olduğunu tahayyül edemiyordu. Bir çocuk. Kaygısız, ayağına çabuk. Oyun arkadaşlarıyla birlikte açık tarlalarda paldır küldür koşan. Şimdi ise elleri yaralı, yüzü derin yorgunluk çizgileriyle bezeli baba. Elinde kürekle, tırnaklarının altında çamurla doğmuş olması pekâlâ mümkün görünen baba.
"Sen acımasız canavarın tekisin," dedi Eyüp Baba.
—Sen de benim kadar uzun yaşasaydın, zalimlikle yardımseverliğin aynı rengin iki tonu olduğunu anlardın, diye karşılık verdi dev.