Nereye uzatsam ellerimi boş kalıyor. Tutunduğum her dal sırtıma yük oldu. Nereye kaçacağım, ne yapacağım zaten kifayetsiz. Yaşarken nefes almak ne zor geliyormuş insana. Aldığın her nefesin hesabını elbet soruyor. Bir şeyleri öğretmeye çalışırcasına dert üstüne dert bindiriyor. Oturmuşum bir koltuğa dört duvar arasında, sağım solum, önüm, arkam her yerde çaresizlik. Gidiyorum ama nereye varacağım, bir sonu var mı? Oturup bir uçurumun kenarına sonsuzluğa bağıra bağıra anlatıp hafiflemek istiyorum. Şayet başka türlü kime neyi şikayet edeceğim? Hayatım bir cezaevi, bense müebbet yemişim. Öyle bir çaresizlik var ki içimde hangi dua hangi yakarış duyurur sesimi. Baktığım her yüzde bir boşluk. Anlatmak, anlaşılmak istediğim kim varsa beni yaşamakla suçlayan. Sanki elimde kürek, altımda sandal denizin tam ortasında duruyorum. Deniz de sakin ama ben hep çırpınıyorum.