Varoluşçu bakış açısına göre her an iki seçenekle karşı karşıya kalırız ; ya ezbere, uyuyarak, düşünmeden ya da fark ederek anlamaya çalışarak ve bile isteye seçerek yaşarız. Hem kendimizin hem de ötekilerin bir kişiliği olduğuna canhıraş inanmak isteriz. Kendimizin dışına çıkmayacağımız bir kişiliğimiz olsun isteriz ki böylelikle seçmek zorunda kalmayalım.
Bilinç bir ağaç gibi, bir tutam ot gibi var. Uyuyup duruyor, sıkılıyor. Dallardaki kuşlar gibi küçük varoluşlar bulunuyor içinde. Bir görünüyor, bir kayboluyorlar.
Bir şey, sona ermek için başlamıştır. Serüven uzamaya gelmez,ona anlam veren ölümdür yalnız. Bu ölüme, belki de benim de sonum olan bu ölüme sürüklenirim.