İçimizdeki Şeytan adlı romanı ilk kez lisede okumuştum. O zamanlar kitabı okurken en çok Ömer'e kızdığımı hatırlıyorum çünkü bana göre çok kararsız ve zayıf bir karakterdi. Sabahattin Ali'nin Ömer üzerinden insanların kendi hatalarını kabullenmek yerine bahaneler bulmasını anlatması bana oldukça gerçekçi gelmişti. Macide ise bana daha samimi ve iyi niyetli bir karakter gibi görünmüş bu yüzden bazı durumlarda onun adına üzülmüştüm. Şimdi tekrar okuduğumda ise kitaba bakışımın biraz değiştiğini fark ettim. Lisede okurken karakterlere daha yüzeysel bakarken, şimdi Ömer'in iç çatışmalarını ve insanların gerçekten bazen kendi zayıflıklarıyla nasıl mücadele ettiğini daha iyi anlıyorum. Bu yüzden kitap bana ilk okuduğum zamana göre daha düşündürücü ve anlamlı geliyor. Kitabı okumayı düşünen arkadaşlara da tavsiye ederim..