Çoğu zaman hastalarımın "aşk" adı verilen bir şişede canlarının istediği gibi gelip giden bir cin hakkında konuştukları izlenimine kapılıyorum: Utangaç bir geyik ya da efsanevi bir yaratık olarak aşk önce Aşk Tanrısı'nın ok kadar sinsice vuruyor sonra da tamamen tahmin edilemez bir şekilde, işler sıkıcı hale geldiği zaman sahayı tekrar terk ediyor "Üzgünüm, artık hiçbir şey hissetmiyorum, aşk bitti! Bu konu da hiçbir şey yapamam" cümleleri kimsenin bağ kuramadığ kimsenin anlayamadığı ve kimsenin bir şey öğrenemeyeceğ cümlelerdir.
Otto Kernberg'in ifadesiyle:
"İyi bir ilişki üç kısımdan oluşur; ilki iyi bir cinsel ilişki her zaman çok önemlidir, ikincisi günlük hayatta beraber yaşamaktan keyif almaktır, üçüncüsü ise değerler sisteminin ortak olmasıdır yani iki insanın hayatta değerli bulduğu şeyler ortak olmalıdır."
Ghosting bazen sadece bir adım önden gitmek için yapılır çünkü bu mücadelede sayı yemek acı verir ve aynı zamanda insanı aşağı çeker. Skor yapmak ise egoyu okşar.
Mantık budur.
Bu araçlar (sosyal platformlar) hangi ürün veya hizmet için hangi bağımlılık potansiyelinin bizde uykuda olduğunu öğrenmek istiyorlar. (algoritmalar ile)
Homo Dijital ücretsiz ürünler tükettiğini düşünür. Halbuki aslında ürünün kendisidir. Burada asıl haince olan, manipüle edilmiş insanların eskiye göre daha özgür karar verdiklerini düşünmelerini, erişim alanlarının ve olanaklarının her zamankinden daha geniş olduğunu zannetmeleridir. Bundan nasibini almayan tek kişi yoktur. Hiçbir şekilde etkilenmemiş olmak için ıssız bir adadaki bir mağarada yaşayıp yeni doğmuş bir bebek gibi kimseyle iletişim kurmadan yaşamak gerekir.
Patolojik kıskançlık aslında her zaman - ya eşe ya da potansiyel veya varsayılan bir rakibe- karşı insanın aşağılık komplekslerini bastırmasının bir ifadesidir.