Hatırlarsın
Bir şafak vaktiydi
Arsız bir menekşe sureti takınarak
Eylül vurgunu yüzüme
Yavaşça ve üç defa
Dokunmuştum aynasız ve kanaryasız kapınıza
Mutfak önlüğünle açmış
Bana sarılmış ve saatlerce ağlamıştın
Geldiğimiz yolun doğu'sunu unutmadık
vardığımız yer ise
gördüğünüz izin hükmüdür
çünkü
üzerimize çöken sokaklarda
gölgelerimize
yalnız bir kılavuz gibi sarıldık
ve
bu bizim
bir başına yazdığımız
külden bir künye
bu
soran olursa işte onu
kalbimizin kayalığını gösteriyoruz..
Biliyorum
Sırtımızda ki hasret gömleği gibidir tenin
Dokunsam yanar ellerim
Dokunsam nar dudağına
dudağım kanar
Ve
damağımdan dimağıma
betimi bulunmaz bir tad akar.
Biri Yitik İki Ülke