İbn Cevzi (rahimehullah) şöyle der: "Şu iki şey kadar, insanın gayretini ve kalbini dağıtanını görmedim: Birincisi: Her istediği şeyde nefse itaat etmek İkincisi: İnsanların, (özelliklede avamın) arasına karışmak ve sokaklarda yürümek. Çünkü insan tabiatı, arzuladığı şeyleri elde etmek ister ve dünyadan ayrılacağını unutur. İtaatler konusunda tembellik etmeyi, boş şeylerle uğraşmayı, gafleti ve rahatı sever. Unutulmamalıdır ki, insanlara karışmaya alışık olan (bunu alışkanlık haline getiren) kimselere ilim ve ibadetle meşgul olmak ağır gelir. Kişi gıybeti önemsemez hale gelir ve saatlerini faydalı hiçbir şey yapmadan boşa harcar. Abdullah İbnu Mubarak (rahimehullah)'a: "Kalbin ilacı nedir?" diye sorulduğunda, "İnsanlarla az görüşmektir," cevabını verdi." (İbnu Cevzi, Zemmu'l-Heva:62)
Artık herhangi bir hayale kucak açamayacak kadar yorgunum…
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BIRAKIN YAŞAYALIM
İnsanların içindeki yaşam ateşini, umudunu çalmayın; gülecekleri vakit neşelerine, ağlayacakları an hüzünlerine dokunmayın. Ruhlarını karanlığa mahkûm etmeyin; bırakın herkes kendi fırtınasında ıslansın, kendi güneşinde ısınsın. Yaşam, onlara ait bir emanet.
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
HAYY’DAN HU’YA YARATILIŞ MUCİZESİ Hücreden Allah’a SELİMGÜRBÜZER Yaklaşık iki yıldır Enpolitikte yayınlanan Fen bilimleriyle ilgili köşe yazılarımı Hayy’dan Hu’ya Yaratılış Mucizesi başlığı altında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan çıkan eserimle nihayet okuyucu ile buluşturabildim. Dergi boyutunda 603 sayfalık çok büyük hacimli kitabımı 10 bölüm altında kaleme alıp 92 ayrı makaleden oluşuyor. Kitabın yazarı olarak eserimi Bayburt eğitim tarihinde önemli izleri bulunan Biyoloji öğretmenim rahmetli Erol Kılıç ve Üniversiteden Hocalarıma ithaf edip kitabın önsüzünde şu ifadelere yer verdim: “Gençlik yıllarımdan bugüne Fen bilimlerine merakım nihayetinde bu kitabı yazmamı da beraberinde getirdi. Öyle ki Liseyi Tabii Bilimler bölümünden, Üniversiteyi Biyoloji bölümünde okuyor olmamın, meslek hayatımı Hematoloji, Mikrobiyoloji, Biyokimya, Deney Hayvanları ve Adli Tıp laboratuvarlarında biyolog olarak çalışıyor olmamın, Ankara Büyük Şehir Belediyesinin Gazi Üniversitesi işbirliği ile açılan Belteks kurslarından birçok dalda edindiğim deneyimlerimin bu eseri ortaya koymamda çok büyük katkısı oldu diyebilirim. Eser incelendiğinde içerik olarak Fen bilimlerine olan bakışımız materyalist ve evrimci dogma bir bakış açısıyla değil tam aksine mutlak ilim sahibi Yüce Allah’ın kullarına yaratılış mucizesi olarak lütfettiği “Düşünen insanlar için nice hikmetler vardır” düsturunca kaleme alınan bir eser olduğu görülecektir. Aynı zamanda bu eser iki yıl öncesinde Enpolitik internet sitesinde makale halinde yayınlanmış olan yazılarımın derleyip toparlayaraktan kitap haline getirilmiş bir eserdir. Madem yıllar öncesinde yayınlanan makaleleri kitap haline getirmiş hali bir eserdir bu, o halde bakalım gençlik yıllarımdan bugüne dek
Her acı zamanla geçmez
Bitti O Şiir Başka Mısra Gerekmez Bir duruşu olmalı insanın, bir bakışı, bir anlayışı, bir aşkı, bir davası olmalı. Gökyüzüne bakmayanların kalbi daha çok kirlenir. Ve insan en çok göğe vurgun. Sonra zifiriliğe, şiire ve hep Allah’a…. Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz. Ah şu yalnızlık kemik gibi ne yana dönsem batar. Çünkü kırıldım, avuç uçlarıma kadar… Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü… Beni kabullen, kendini yanına al, gidelim… Çıktığım her yerin kapısını sert kapatmamla tanınırken, senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum… Şimdi yoksun üstelik uzaktasın… Ellerin yapayalnız biliyorum. Gözlerin dalıyor yine. Hep benim için olmalı… Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Neyse… Bitti o şiir!
Şiir