çalıştığı hukuk bürosunda, ortak olarak atandıktan sonra hamile kaldığı için görevinden alınarak yeniden yardımcı avukat pozisyonuna getirilen meslektaşını unutmamıştı. Bu; kadınların maruz kaldıkları sessiz ve görünmez, kimsenin dile getirmediği, sıradanlaşmış bir şiddetti.
Eve gitmeden önce bir iki kadeh içmek için işten erken çıkmanın, çocukların bakıcı problemi yüzünden işten erken çıkmaktan çok daha fazla hoşgörüyle karşılandığını biliyordu.
Kadınların bulunduğu ortamlarda, anatomi anlatmayan profesörler vardı. Öyle ders kitapları vardı ki içleri 1848 tarihli şu gebelik metnindeki gibi ifadelerle doluydu: "Kadının kafası idrak kabiliyeti için fazla küçük fakat sevmeye yetecek kadar büyüktür. "