İşte halkın üst sınıfları bu bahçe gibidir. Eğitim, konfor, güzel sanatlar, hijyen ve sağlıklı yaşam onlar içindir.
Halk yığınları ise ormana benzer. Değerini bilirlerse onu korurlar, ancak ona da sadece ihtiyaç duydukları canlı malzeme gözüyle gördükleri için değer verirler.
Kendileri için tüm özgürlükleri, kolaylıkları ve zenginliği isteyen, halka ise en ağır yoksunluklara katlanmanın gerekli olduğunu öneren üst sınıflara kızgındı.
Dayatılan bu mecburiyete hoşgörü gösterdikleri için kitlelere de öfkeliydi. Halkın düşünce uyuşukluğuna, yoksunluklara, sarhoşluğa ve adaletsizliklere, maddi ve manevi sefalete alışıp razı olmalarına kızıyordu.
Benim isteğim değerli vatandaşlarımızın sayısının artmasıdır. İki milyonluk halkımızın gelişmiş, eğitimli, dürüst, hem kendi yaşamının hem de toplumsal yaşamın mimarlığını yapabilecek insanlardan oluşmasını istiyorum."
Memurlar ihmalkâr olur. Bakanlar birer siyasi cambaz, milletvekilleri ise halkın sırtından geçinen şarlatanlar. Okullar yeni nesillerin akıl ve kalplerinin kuruduğu yere dönüşür. Basının bir sokak yosmasından farkı kalmaz. Ve kitlelerin karnı tok ya da aç olsun, üst sınıflara karşı nefreti, yabancı gördükleri her şeye karşı intikam ve yıkım duyguları giderek daha çok büyür.