Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şeyh İbrahimî, Batı kültürünü benimseyenlerin en büyükeksikliğinin “İslâmın hakikatleri konusunda tam anlamiyla cahil olmalarıdır!” diyor ve hemen ardından da şunu yaziyordu: “İslâm kültürüne sımsıkı sarıldıkları iddiasında olanların en büyük kusuru ise, yüzyılımızın sorunları ve beklentileri konusunda kapkara cahil oluşlarıdır!”
Batı'nın diğer kültürler arasında herhangi bir kültür değil de, biricik kültür olduğu iddiasına, bir “İslâmlaştırma” masalıyla karşı konulur. Ve bu “İslâmlaştırma”, “Allah'a teslim oluş”un (İslâm zaten bu demektir) evrensel karakterini unutur; hegemonyacı, sömürgeci veya emperyalist bir birliği değil de, her kültürün evrensel kültüre katkısıyla ahenklibir birliği gerçekleştiren hakiki bir kültür evrenselleşmesini aramak yerine (başkalarını) dışlayıcı bir havaya bürünür
Yobazlık, mutlak hakikate sahip olma iddiasıdır. Dolayısıyla da bu hakikati, yakıp yıkarak bile olsa, herkese zorla kabul ettirmenin kendisinin sadece hakkı değil, görevi de olduğuna inanmaktır.
Bu anlamıyla ilk yobazlık, Batı sömürgeciliği dir.
Kur'ân bize her zaman gerçekleştirilmesi gereken gayeleri açık ve net ortaya koyar. O gayelere erişmenin vasıtalarını bulmaksa, her çağın insanlarının sorumluluğu altındadır.