Biraz önce gecenin karanlığında telefonuma konan sinekvari bir böceği ekrandan ittirmek isterken yanlışlıkla öldürdüm. Masumca hareket edemedi önce kaldı. Dedim ne kadarcik canımız var ölumsüzmüşüz gibi.O da biraz önce heyecanla dolasoyordu.Hicbir şey olmayacak gibi . Sonra aklıma Filistin geldi . Biz sineği bile öldürmek acitiyorken icimi bir insan(insan demek istemiyorum sadece görünüşte insan) bir insanı nasıl gözünü kırpmadan zevkle öldürebilir.Nasil dünya buna seyirci kalabilir diye düşündum.Sonra keyifle yine işime döndüm unuttum .Tekrar geldi aklıma yazmak istedim . Biz nasıl müslümanız . Günahlarımi düşündüm sonra rahatligim için her şeyi yaptığımı nefsime zor gelen nelerden vazgeçtiğimi düşündüm geçmişi sorguladım ama yüzeysel yüzeyde boğuluyor gibi hissettim. Siglara inmek için uygun bir zaman olusturmakbixin söz verdim kendime öyle yüzeylerde geziyoruz ki siglara inmek zmaan kaybı gibi geliyor. Yüzleş dedim.Gunahlarininnhesabini yap tovbelerinin hesabini yap.Gec olmadan. Öyle tuhaf bir zamana geldik ki eve bu günlerde hayat eskisinden de garip ilerliyor. Cevremizdeki olaylara kulak kapatıp olaganca kendi benliğimize odaklanıyor.Sosyal mecranin keyifli sularında yuzuyoruz o ışıl ışıl hayatlar gerçekte suratlardan sirke akıyor. Ve sosyal medyadaki insanlarla kiyasliyor kendini gercegin orasi olduğunu düşünerek.Bakiyoeuz iklimler değişiyor yanarken nemden sıcaktan bir anda fırtına vuruyor şehrimizi-agaclar devriliyor-(bugün yaşandı) .Sonra ölümlerin ne kadar boş-tan sebeplerle bahanelerle gerçekleştiğini görüyorsun. O 3-4 yıl önce okudugun kiyamet alametler 2020 den sonra daha fazla olduğunu düşünüyorsun bazıları yok çok uzun zamandır böyle diyor hayır diyorsun...Bir yerler birileri zulüm altında ,zevklerinin kölesi, umursamazliklarinin keyfiyetinde , dil ve