İnsan neyin doğru neyin yanlış olduğunu sadece hisleriyle anlayabilir miydi? Kendisi için neyin hayırlı olduğunu.. Bir seçimin ya da seçimsizliğin neye mağal olabileceğini ve bunun doğru olup olmadığını ve neye kime göre bu doğruyu belirleyebileceğüni... Ben bilmiyordum.. Bilemiyordum..Kendi doğrularımı kendime uyguluyor ama emin olamıyordum. Bir kılavuz olmalıydı önümde ki emin olmalıydım. Bir yerde okumuştum "Kim bilir, belki de bağlanmak en büyük özgürlüktür. ".. diyordu. Bence de öyleydi.. Beni tatmin etmeliydi yaptıklarım. Bir amacım olmalıydı.Her şeyimi kaybettiğimde bile beni ayakta tutup hayata bağlayan.. Bu hayata sadece yeme , içme, çalışmak için gelmiş olamazdım,olamazdık. Hepimiz bunu söylüyor, ama yine bildiğimiz yoldan gidiyorduk..Sanki demirle bir yere bağlanmışçasına. Doğrunun bir vücut bulması gerekiyordu artık .Ve hâkikat ben burdayım diye bağırıyordu sürekli..Ama biz kendimizi yine yalanlarla avutuyorduk.. Dünyanın eğlencesine, oyununa aldanıp gidiyorduk. .. Bir şeye inanmak gerekiyordu. İnandım.... (Rabbim bu inançtan döndürmez inşallah)
Yaptığım her şeyi, her davranışı, her amacı bu inandığım şeye göre belirliyordum..Anlama dönüşüyordu yaptıklarım..Beni mutlu , huzurlu eden tek gerçek buydu..Yolum bazen sisli olsa da ne yapacağımı bazen bilmesem de bu doğruya göre daha emin oluyordum. .."Nereye gidersen git tek bir doğru yol var. Orada olduğunuz sürece sorun yok. " demesi gibi babamın.Evet tek bir doğru vardı..O yolda olmak.. Hangisini tercih edersen et.O'na dayandığım ve inandığım sürece her şeyin güzelliğe çıkacağını artık biliyordum. Kaybetsem bile, imtihan olsam da hikmetini anlayınca nimet olduğunu biliyordum..Bu yetiyordu..Şimdi bir kez daha düşündüm.. Yine çok eksik kalacak biliyorum.. Ama Rabbim her şey için sana çok çok