İsmi çok duyulan bir kitap, çok satılan kitapların en başında geliyor eser.Bu yüzden eleştireni de seveni de fazla.Bana da hediye olarak geldi.Uzun zamandır okumaya cesaret edememiştim. Depremden sonra köyde boş vaktimde okuma fırsatı buldum.
Kitabı okumadan önce incelemeleri okudum. Olumsuzdu çoğu. Acaba mı dedim? Vazgeçmeyi bile düşündüm. Sıkılacağımı düşünerek. Okuyunca olumsuz düşüncelerim yıkıldı. Müthiş olmasa da kesinlikle okunması gereken bir kitap. Kitabın on üzerinden 9 puanı hak ettiğini düşünüyorum.
Psikoloji kitaplarında anlatılan "hayatı seçimler belirler, olumsuz düşünmeyi burakın vs vs . " gibi klasik ifadeler yerine aynı ifadeler bir karakter üzerinde roman şeklinde anlatılmış. Hiç şüphesiz ki hikaye düz yazıdan daha çok iz bırakıyor insanda. Fark yaratması olsa olsa bu yüzdendir.
Ve psikoloji kitaplarında yer alan o sözleri roman karakterlerinden aynı şekilde duyabiliyorsınuz .
Başka bir psikoloji kitabında okuduğum "..bakış açısındaki ufak, bir değişiklik, hislerinizde büyük farklılıklar yaratabilir." gibi aynı kelime olmasa da aynı anlama gelecek ifadeyle burada da karşılaştım.Öğrendiğimi pekiştirmiş oldum. En sevdiğim şeylerden de biri bu oluyor. Okuduğum öğrendiğim bir sözün, kelimenin başka bir yerde başka kavramla karşıma çıkması.İşte o zaman bir şeyleri idrak edebildiğimi anlıyorum
Benim kitaptan çıkarttığım kendi hayat felsefemle de birleştiğürdiğim özet şu oldu: Hayata karşı bakışımızı düşüncelerimiz belirliyor. Hep sahip olmadığımız hayatın bizi mutlu edeceğini düşünüyoruz.Olduğumuz hayatın belki de başkalarının hayali olduğunu unutarak hep olumsuz taraflarına odaklanıyoruz .Çünkü İnsan hep olmadığı, varamadığı yere özlem duyuyor
Necip Fazıl'ın şu sözü gibi:
"Herkes bir hasret ve bir davet peşinde geziyor. Hasret çektiği, dâvet