alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru
..
doğru
uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair
yaygın bir kanaat dolaşır aynalarda
oysa rüveyda
baştanbaşa ben
kevser akan, gül kokan bir kalbin filiziyim.
...
artık eskisi gibi bakamıyorsun
göklerinde bir belkıs otururdu rüveyda
...
söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere
...
rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
...
at vuruldu; içim paramparça rüveyda
gölgelerin ardına sakladım kusurumu
...
istenmediğim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
Nurullah Genç