bilmiyorum leyla. bilmiyorum. bu lanet olası urun içimden ne zaman sökülür. ne zaman geride bırakırım seni. inan bilmiyorum. zihnimin dört duvar, dört köşesi adını zikrederken ellerim ellerinden nasıl kopar. sana bunun bi' yolu olduğunu söyleyebilsem leyla. leyla'm ela gözlü çöl ahûm. keşke içimdekileri kelimelere dökecek bi' lügatım olsa. satır satır anlatsam sana derdimi. nakış nakış ilişsem o körpe yüreğine. bana yerin yoktur bilirim ufacık da olsa. ah ahû gözlüm, ah efulim. dertli başımın dermansızı. içimdeki sızı. senden başkasına nasıl gidilir. bilmiyorum leyla, bilmiyorum leyla'm. sorup durma. sorup durma, gönül yaram.
#e. #hevesler
“Zaman bana da bir nehir gibi geliyor. O nehirde yüzüyorum. Sular akıyor ama hangi damla arkamda, hangisi önümde; nehir mi hızlı akıyor, ben mi; su önüme mi geçiyor, arkamda mı kalıyor anlayamıyorum. Gerçek olan tek şey sonsuz bir akış.”
Kardeşimin Hikayesi