kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiçbir şey bulamamak... tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü beklemek... nihayet bütün bunları sisli bir havadaki ağaçlar gibi bellir belirsiz, karışık bir şekilde hissetmek... bu, uzun zaman dayanılır şeylerden değildi.
bazen kendi kendine:
"niçin ben hiçbir şey değilim?" diye sorar ve buna kandırıcı bir cevap bulup veremezdi.
kendisinin dünyaya bir iş için geldiğini müphem bir şekilde hissediyor, fakat bu işin ne olduğunu bilmiyor ve etrafında kendisine "bu benim işim!" dedirtecek bir şey göremiyordu.