Hani bazen yaşamın içinde yavaşça süzülüp giden birileriyle karşılaşırsın ya? Daisy de dünyada öylece süzülüyor, dünyanın nasıl işlediğinden bihaber görünüyordu.
Bütün dünya erkeklere aitti ama müzik endüstrisi... kolay değildi. Herhangi bir şey yapmak için bir herifin onayını alman gerekiyordu ve bunu yapmanın iki yolu varmış gibi görünüyordu. Ya oğlanlardan biriymiş gibi davranacaktın ki benim bulduğum yol buydu. Ya da gerçekten açık saçık, flörtöz davranacak, kirpiklerini kırpıştıracaktın. Bundan hoşlanıyorlardı. Ama Daisy, başından beri ikisinin de dışındaydı. O daha çok "ister al ister alma" der gibiydi.