• Merhabalar değerli inceleme okuyucuları ..uzuun bir aradan sonra yine bir inceleme ile karşınızdayım efendim.. öncelikle belirtmek isterim ki bu inceleme bol miktarda şahsi kanaat ve eser miktarlarda spoiler içerir.. zaten spoiler vermeden kitap inceleyebilenlere helal olsun :) bence olmalı.. tabii ki tadında.. kendim de bu tarz incelemelerden azami derece faydalandığım gibi kritik alıntıların da ciddi takipçisiyim..

    Sunay Akın’ın kitaplarını bu sitede farkedip alıntılar hoşuma gittikçe bi kaç kitabını listelerime ekleyip zamanın birinde almıştım nitekim.. her kitabın bi okuma zamanı vardır düşüncesi ve KİTAP SENİ ÇAĞIRIYOR moduna can-ı gönülden inandığım için bu kitabı şimdi okumamın da üzerimde güzel etkileri oldu tabii ki.. en büyük etkisi ise o sohbet havasında tabiri caizse ota koka yazılan eğlenceli bi kaç sayfalık malumat dolu yazılar, okuma konusundaki üzerimdeki rehaveti attı sayılır.. evet bi kaç sayfalık yazılar.. neler yok ki içinde.., kravatın tarihçesi mi yok, şemsiyenin hatırlattıkları mı yok, Galata Kulesi, İstanbul simitçileri vs vs. İstanbulla alakalı pek çok malumat.. Sunay bey nezle olmuş yazı yazmış, yağmurda şemsiyesiz kalmış yazı yazmış, vapuru kaçırmış yazı yazmış.. bir de onunla yetinmemiş şemsiyenin tarihçesi ne olaki ya da şemsiye ile alakalı kim ne şiir yazmış ki, ya da nezleyken nezleye kim neler yazmış falan fıstık araştırmış da araştırmış :) Zaten malumatfuruşluk konusunda İlber Hoca 1, sanırım Sunay Akın 2 :) daha başka biri varsa da şimdilik ben bilmiyorum cahilliğime verin :)
    Ama en çok da şiir var şairler var, dönüp dolaşıp kız kulesinin kafeterya olarak kiralanışına saydırmak var ve de tabii ki kitabın adından da belli olduğu gibi Nazım Hikmet var.. Bolcana.. Aslına bakarsanız ben kitabın adından daha başka bir şey anlamıştım, kitabı alırken de o yüzden almıştım ama içerik tamamen farklı çıktı..
    Mesleki anlamda Nazım Plan imar planlarında ve yönetmeliklerde hep okuduğumuz bi kavramdır.. Nazım plan demek 1/5000 lik harita ölçeğinde şehir veya bölge planlamaları demektir ve 1/1000 lik dediğimiz uygulama imar plan ve parselasyondan öncesidir yani.. şimdi tam da burda Nazım ne demek o zaman diye sormak lazım kelime anlamı olarak değil mi.. onu da söyleyeyim;
    Nazım yani ‘’1. Düzenleyen, tanzim eden. 2. Manzum yazan.’’
    İşte bu kitaptaki nazımdan kasıt benim anladığım gibi imar planı değil Nazım Hikmet’in ta kendisidir..
    Her yazıda dönüp dolaşıp farklı konularda neler yaptığı ne şiir yazdığı vs var.. kitabın en başında da atalarının Osmanlı topraklarına ilk nasıl geldiği anlatılıyor tabii ki.. en çok da her konudan buna şemsiye ve kedi de dahil kadınlarla olan duygu ve düşüncesi ilgi alakasını okumak ara ara hayli güldürdü beni doğrusu :) her konudan Nazım Hikmete bağlanmak ve her konuda ideolojik görüşünü vurgulamak peki ne kadar gerekli?? Bence çok gereksiz ve sıkıcı ve 7 puan vermeme en büyük sebeptir efenim.. hele de uyduruk kaydırık şiir diye yazılmış dizelerin ünlü biri yazdı diye göklere çıkarılması inanın çok abes.. o dizeleri şu yazmış demeseler inanın çoğu insan bu ne saçmalamış der okuyunca.. Kendi kanımca düşünce ve ideolojisini ünlü biri üzerinden anlatmanın ve o isimle güçlendirmeye çalışıp varlığını ispat etmeye çalışmak bir nevi bağnazlık.. hiç düşüncesi olmayan birinin her lafında Atatürk de şöyle demiş, Nazım da böyle demiş diye sürekli o isimleri zikretmesinin bende bıraktığı etki maalesef bu.. kemikleşmiş bağnazlık.. varlığını göstermeye ve büyütmeye çalışma ve şahısları ilahlaştırma..

    Sunay bey bir yandan da gerçekten eğlenceli biri diye de düşündüm bazı bölümleri okurken gerçekten güldüm çünkü.. Hezarfen Ahmet Çelebi bölümü, şemsiye ve İstanbul simitçileri bölümü ve Nazım ın kedi muhabbeti kısımlarında.. extra bir bilgi ise kitabın sonunda kendi gezilerinden biriktirdiği oyuncakların sergilendiği bir de oyuncak müzesinin fotoğrafları da vardı.. ve Niyazi Gül dörtnala filminde Ata Demirer ile bi kitap imzalama sahnesi de vardı Sunay Bey’in çok güldüğüm, belki izleyenler hatırlar veteriner prof Niyazi Gül ‘HAYVANLA HAYVAN OLMAK' kitabına sıfır ilgi ile otururken Sunay Akın vızır vızır kitap imzalıyordu.. bir kitabı daha var elimde Sunay beyin Ay Çöreği ve Deniz Yıldızı diye onun yazım tarzı da bu ise sanırım okuyacağım son kitabı olur.. malumatfuruşluk , hoş sohbetlik falan da bir yere kadar değil mi ama :) fazlası bi müddet sonra gevezelik etkisi yapmıyor mu sizce de.. bence yapıyor..
    Başta dediğim gibi bu benim şahsi kanaatim olup okuyacak olanlara ve bu tarzı sevenlere keyifli okumalar diliyorum efendim.. kalın sağlıcakla..
  • Adımlarken Galata Kulesi'nin
    daracık basamaklarını
    uçup uçmayacağını bilmiyordu Hezarfen
    bir tek şeyden emindi yalnızca
    inmeyecekti yürüyerek
    çıktığı merdivenden
    Kolektif
    Sayfa 138 - Sunay Akın
  • Galata geçmişte , erguvan giyitli imparatorlar, kılıç erbabı şövalyeler, Ceneviz podestaları, halife sultanlar ve yeryüzü kavgalarıydı onların. İktidar hırsı,kan ve cinayetler...
    Ve onların tam zıddı olanlar vardı: Minyatür ustası Matrakçı Nasuh şehre , Kanatlı Hezarfen ise uçmaya sevdalanmıştı.
    Ve şiir ustası Şeyh Galip, şiiri.
  • Hayatımda bir şeyler ters gittiğinde şunu hatırlarım: "Hezarfen yalnızca uçmadı, düşmeyi de göze aldı."
  • Adımlarken Galata kulesinin daracık basamaklarını, uçup, uçmayacağını bilmiyordu Hezarfen. Bir tek şeyden emindi yalnızca; inmeyecekti yürüyerek çıktığı merdivenden.