Öncelikle kitabı çok sevdim. Gerçi ben bu seriye aşığım.
Bundan 3 yıl öncesine kadar hiçbir şekilde kitap okuma alışkanlığım yoktu. Hocaların zoruyla falan okuyordum.Bir gün arkadaşımdan bu serinin ilk kitabı Ay Çöreği’ni aldım ve 1 günde bitirdim. O günden sonra ben kitap okuma alışkanlığı kazandım.Günde 200-300 sayfa kitap okuyabiliyorsam bu kesinlikle Ay Çöreği kitabı sayesinde yani bu seriyi bence okuyun.
Bu kitapta yeni karakterler giriyor. Yasmin kızı Rosa .Yasminden nefret ettim gerçekten sürekli Romeomuza yaklaştı durdu beni sinir etti.Rosayı ise çok seviyorum o kadar tatlı sanki kardeşim gibi oldu diyebilirim.
Bu kitapta Sahra düzelmiş eski sürekli bir şeylerin arasında kalan Sahra yoktu artık.Bunu çok sevdim.
Kitabın başında dedim bu Ahmet seviyor mu bizim Julieti neyse ki sevmiyormuş artık çok şükür.
Kitap tam tadında bitti. 1 puanı kırmamın sebebi ise 500’e kadar Yasmin , Andre olayları bir türlü bitmek bilmedi ne olduysa son 100 sayfada oldu sanki 2x ‘e almışız gibi . Emir ve Sahra’nın çocukları falan doğsaydı da öyle bitseydi keşke ama olsun yine de çok güzel bir kitaptı.
9/10
Kitabı daha şimdi bitirdim ve birçok duyguyu aynı anda yaşıyorum. Hem çok kızgınım hem çok üzgünüm hem de böyle güzel bir kitap okuduğum için çok mutluyum. En azından vaktim boşa gitmedi yani.
Akif Selim senden öyle çok nefret ediyorum ki serinin diğer kitaplarında sever miyim hiç bilmiyorum.
Hare Güz benim güzel kızım.Onu o kadar çok seviyorum ki...
Bu hikayede yanan birisi varsa o da sensin.
Yaşadığı şeylerin hiçbirini hak etmedi bunları yaşamamalıydı.Karşılığı bu kadar ağır olmamalıydı.
Kitabın sonunda ben yıkıldım Hare Güz nasıl yıkılmasın ki ...
Umarım 2. kitapta çok güçlü bir şekilde geri döner. Eskisinden de çok yıktılar onu. Herkes bir araya geldi mahvettiler kızı.
Çok sevdiğim bir kitap oldu umarım hemen 2. çıkar da okurum.
Korkular,gözünde ne kadar büyütürsen o kadar anlam kazanır.Bir insan gibi düşün.Ne kadar değer verirsen o kadar büyür içinde.Ne kadar yok sayarsan o kadar küçülür gözünde.