Faniliğin her halinde; çıplaklıkta, ayazda, uykuda, yorgunlukta ve ızdırap içindeki bedenlerin çektiği her acıda, insanlığı adil ve adil olmayan, onurlu ve suçlu diye sınıflara ayıran o çizgi silinir ve geriye zavallı bir yaratık kalır: Ölümlü, aç, susuz, uykusuz ve herkes gibi yorgun bir yaratık.
Bir lokantaya girdiğinizde pek dikkat etmediğiniz o garson, kıyafetinizi, ayakkabılarınızı, şapkanızı, saç renginizi, turnaklarınızın düz yahut oval olduğunu dahi fark edecektir. Her pencerenin, her vitrinin, her perdenin, her saksının ardından bir çift göz mutlaka sizi izliyordur.
Eğitimli bir insan avcısı olarak yoksulluğun, bu açgözlü farenin ilk önce insanın kıyafetini kemirdiğini biliyor olacak ki bu şekilde sersefil giyinmişti.