Hhuyuk

Ne tuhaf… İnsanlar, yanından önünden gelip geçtikleri eski zaman hazinelerine ne kadar bîgâne… Mâzi kılığına bürünerek bizimle halleşen, dertleşen bazen de didişen güzellikler, sanki bir zaman evvel fikir ve duygu şelalelerinin, içinde çağlayıp aktığı, zaman içinde mekan tutup devirlerine kendilerinden pay düşürdüğü birer meydan oldukları halde, onların maziden gelen seslerini hemen kimse duymaz, işitmez, hattâ düşünmez bile.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Reklam
Çünkü mü’min kimse hem müşteridir, hem de satıcı. Hem alıcıdır hem de satılık. Zîra muâmelesi Hak’ladır. O’na verir O’ndan alır. Dayandığı da güvendiği de hep O’dur. Bu kadar bahâ biçilmez bir kazanç, bir alışveriş, hangi cemiyetin bereketi, sermâyesi, arıtıcı ve yükseltici sebebi olmaz?
Sayfa 119·Kitabı okudu
İkbâl der ki: “Bugün beşeriyet üç şeye muhtaçtır: Kâinatın rûhânî tefsîri; ferdin mânevî hürriyeti ve yine mânevî bir esâsa dayalı olarak beşer cemiyetinin tekâmülünü idâre eden âlemşümul mâhiyeti hâiz temel prensipler.
Sayfa 117·Kitabı okudu

Hhuyuk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·183 syf.·
16 günde okudu
·
2026 10. kitabı
Sâmiha Ayverdi
9.1/10 · 139 okunma
Haram ile helâli, doğru ile eğriyi, güzel ile çirkini, mektep sıralarına oturmadan öğrenen bir nesil ne kadar bahtiyardır. İşte kütlelerin mukaddes bir zincir hâlinde birbirine emânet ettiği bu terbiyeyi devam ettirmek, Türk âilesinde bir îman borcu idi. Onun için de âile, Türk fikriyat ve ahlâkının bir mecellesi olmuştu. Bu yüzden de Müslüman-Türk’ün târihî düşmanları bu temel değere nişan aldılar, onu vurdular ve devirdiler.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Reklam