Betül

Betül
@hibebeto
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim. youtube.com/@beto.b
nergis alanlarınız çok olsun.ya da kimse almasın, siz alın kendinize. ;)
"bir demet nergis al kendine. ne olur böyle yapma. kendine kıyma. biliyorum senin için yanıyor. onlarla aynı dili konuşmadığını zannettiğin bir kalabalığın ortasında, âcizliğinden muztarib, gittikçe içine kapanıyorsun. her şeyden uzaklaşıyorsun. tamam. yorgunsun. allah şahit, bilenler şahit, çok yorgunsun. yaşanmakta olan bütün acılar gibi yaşanmış ve yaşanacak olan bütün acıların da kalbinin üzerine çöreklendiğini zannetmekten yorgunsun. böyle bir yükü bu kalp taşımaz, biliyorsun. ben de biliyorum. ama, kaldır bu acıları benim kalbimin üzerinden rabbim, diye bir dua da etmiyorsun. "saf ahenge biçilen bunca bedelin çok fazla olduğunu" düşünmene ramak kalmış. "giriş biletini üstün saygıyla iade etmek" noktasında tereddütlü, ivan gibi, bütün sorumluluğu kendi üzerine alıyorsun. burası dünya. cennet değil, unutma. çekilme kabuğuna. adım at. denize at. hâlik'ın var senin. haddini aşma. zıddına inkılâb etmekten kork. baba karamazov'luğu bütün insanlara mâl etme. unutma, alyoşa da insan, ivan'ın düştüğü yerden kalkan mitya da. bahçendeki ağaçların sarsıldığını fark et önce. deniz, kıyıları dövmeye başlamış çoktan. yağmurun damlaları camlarda kristal. yer ile göklerin yaklaştığı kadar gece ile gündüz de birbirine yaklaşmış. şeb-i yeldâ. kaldırımlarda sarı ışık topları, başında rüzgârların en fazla hatırlatanı. renginden, kokusundan, sisinden, buğusundan kar sesini hatırla. bir kerecik ne olur kendi korunağından, sıcağından utanma. üzerine atılan çizgili battaniyenin, ocağında yanan ateşin hesabını yapma. acının kavramı kadar yakıcılığını da bütünüyle sırtlanma. çetele çıkarma. herkesin yerine yanmaya kalkışma. hani, "siyahlık şöyle dursun, haddinden fazla beyazlık bile hoşa gitmez", diyor ya şirazlı sadi. uy öğüde, küstahlaşma. acı biraz. esirge kendini. bağışla. telef
Reklam
diğer bütün gülmekler sondan bir öncedir
Yâdında mı doğduğun anlar Sen ağlardın gülerdi âlem Öyle bir ömür sür ki mevtin Olsun sana hande, halka mâtem
Bilirim güldürmez devri alemden, Bir günümü yüz bin zara yazmışlar.
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم: Arşı ferşe bağlayan ve kâinatı ışıklandıran ve her dakika herkes ona muhtaç olan öyle bir hakikattır ki , milyonlar defa tekrar edilse yine ihtiyaç vardır.Degil yalnız ekmek gibi her gün, belki hava ve ziya gibi her dakika ona ihtiyaç ve iştiyak vardır.
...bizimle münasebetdar bir memleket-i Rabbaniyye suretinde sinema perdeleri gibi, kâh bizi o zamanlara, kâh o zamanları yanımıza getirerek her asra ve her tabakaya gösterip yüksek bir i'câz ile dersini veren Kur'an-ı Mu'cizul-Beyan...