Şule Zübeyde Yıldız

Şule Zübeyde Yıldız
@hibensule
... hor, hakir görülmekten bu yeni binalar, parke taşları ile döşenmeye başlayan sokaklar sayesinde kurtulacaklardı. Eskiyi acaba, eski diye düşündükleri şey nasıl bir imgeydi kafalarında, çok belirsiz, kaypak, saydam bir şey olmakla birlikte gene de sinsi bir kötülük, unutulması gereken kötü bir öz vardı eski olanda- böyle böyle unutacaklardı. Bu yüzden biraz sevinçliydilerdi. Çünkü gelen her değişiklik eski olanın üstüne bir cila, bir vernik çekiyordu. Boyunlarında zincirlerle sırf şapka giymeyi reddettikleri için başka şehirlere itile kakıla sürülen, oralarda asılan insanlar, bu hemşehriler, hatırlanmıyordu artık. Kıyıda köşede bu insanlardan konuşulduğunu işitenlerse onların neye, niçin direnmek istediğini bir türlü kavrayamıyordu, bir çeşit aptallık yapmışlardı onlar. BİR HİÇ İÇİN.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Değişme akla durgunluk verecek bir hızdaydı. Yenilikleri yadırgayan kimselerin olmasına rağmen, bir zaman sonra onlar da her yeniliğe artık doğal bir olay halinde görmeye başlamıştı. İlk zamanlardaki dirençleri zayıflamış, kırılmıştı. Oluşan değişmenin, yenilenmenin ilkin özle ilgili bir olay olduğunu düşünen kimseler artık bunların bütünüyle biçimsel olduğu kanısını taşıyordu."mademki oluyor, öyleyse doğaldır"diye düşünmeye başlamışlardı. Fakat hiçbir değişkenlik şehrin de tabiatına müdahale edemedi.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Artık ruhunuz her şey hazırdır. Sebepsiz bir hüzne de, yersiz bir sevince de.
Sayfa 56·Kitabı okudu
Çünkü artık elinden bir şey gelmediğini, tövbe etmeye bile geç kaldığını anlıyor. Çünkü bazı tövbelerin ancak bazı amellerle yapılabileceğini biliyor.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Gününü değerlendirmeye bakacaksın... günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: şimdi ömrünü bitmiş say, ömrün bitmiş de sen yalvarmış, yakarmışsın, sana gözyaşlarım için cabadan bir gün daha vermişler.. işte şu anda da o bir tek son günün içinde bulunuyorsun.. işte o son günde ne olacaksan her gün onu yapacaksın. O zaman bahçede gezmem ki, der çocuk. Ne yaparsın ya? Ağlarım.