• 152 syf.
    ·1 günde·6/10
    6/10
    152 sy. – Metis Yayıncılık – 1971
    .
    Tenar! İsmini alıp ona isimsiz anlamına gelen Arha’ yı verdiler. Atuan Mezarlarının baş rahibesi öldüğü gün, doğan yeni baş rahibeyi aramak için yardımcılar dört bir yana salınır. Uzun bir arayış sonrası Tenar bulunur ve altı yaşında ailesinden alınarak baş rahibe olmak üzere Atuan’ a getirilir. İki yardımcı rahibe ile Tenar etrafı surlarla çevrili bu yeri öğrenmek için eğitimlere tutulur. Erişkin bir kız olduğunda hem yeraltının hem yerüstünün bütün gizemlerine hâkim olmuştur. Ta ki “O” gelene kadar ???
    .
    Serinin ikinci kitabı olan Atuan Mezarlarında, ilk kitaptaki olaylardan bağımsız olarak bu defa sihirli güçleri olmayan bir kızın büyüme hikayesi anlatılmaktadır. İlk kitaba kıyasla daha anlaşılır ve akıcı olmasına rağmen daha az sevdiğim bir bölüm oldu. Tenar’ın karekteristik özellikleri Ged’e kıyasla daha silik kalmakta. İlk kitapta aklımızda soru işareti bırakan bazı yerler açıklığa kavuşuyor. İyi okumalar.
  • 480 syf.
    ·124 günde·7/10
    Kitap 8 ana bölüm altında Atatürk’ün hayatını anlatıyor. Atatürk’ün çocukluğu ve gençliği, askeri eğitimi, 1. Dünya Savaşı süreci, Osmanlı Devletinin son dönemleri, İttihat ve Terakki Cemiyeti, Milli Mücadele dönemi, Cumhuriyet’e giden yol, İnkılâblar, ve son olarak Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı dönemi anlatılmaktadır.
    .
    ‍️Kitabın merkezinde Atatürk olsa da, kitap 1880 - 1945 yılları arasındaki birçok tarihi kişiliğe ve olaya yer vermektedir. Benim gibi Tarih seven bir insansanız yeni merak odakları oluşturacak kişi ve olaylarla tanışacaksınız demektir ve bu da bir sürü yeni makale ve kitap anlamına geliyor :)
    .
    İlber Ortaylı kitapları, özellikle temel tarih bilgisi veya tarih merakı olmayan insanlar için okunması sıkıcı ve zor eserler halini alabiliyor. Dönemin tarihi akışını bilmeden Atatürk’ün hayatını anlamlandırabilmek tabi ki çok zor ama bazı bölümlerde Atatürk ile ilgili konulardan çok uzaklaşıldığı kanaatindeyim. Bu durum okuma akışını sekteye uğratabiliyor.
    .
    ‍️”Gazi Mustafa Kemal Atatürk” başta olmak üzere İlber Ortaylı eserlerinin ilgi alanlarınız dahilinde kesinlikle okunması gerektiğine inanıyorum. Ancak naçizane tavsiyem; mümkün olan en sakin ve algılarınızın en açık olduğu zamanlarda okuyunuz.
    Dipnot: yanınızda kesinlikle bir kalem-defter bulundurun ve not alın.
    .
    476 sy. - 8 Bölüm - Kronik Kitap - 2018
    7/10
  • 128 syf.
    ·7/10
    Amerika’da iki mevsimlik tarım işçisi, iki yoldaş, zeki George ve güçlü kuvvetli olduğu kadar saf ve akli dengesi bozuk Lennie. Sahip olmak istedikleri tek şey ekip biçecekleri ufak bir toprak parçası ve başlarını sokacakları bir evdi. Ha! Lennie’nin tavşanlarını da unutmamak lazım tabi…
    .
    ‍️Lennie çalışmak için gittikleri her çiftlikte bir felaketle sonuçlanabilecek olaylara karışmaktadır. Ama son olay her şeyin rengini değiştirecektir. “En iyi planları farelerin ve insanları/ Sıkça ters gider…”
    .
    ‍️Okumakta geç kaldığım klasiklerden bir tane daha. Bir oturuşta oturup okuyabileceğiniz, ama kalktıktan sonra dostluklara ve inançlara bakışınızı sorgulatacak tarzda bir kitap. Yazıldığı dönem içinde yıldızı parlamış, ancak günümüz eserleri içerisinde biraz daha sönük kalabilecek bir eser. 1940 Pulitzer ve 1962 Nobel Edebiyat ödüllerine sahip yazarın diğer bir eseri olan Gazap Üzümleri’ni de bir an önce okumam gerektiğini düşünüyorum.
    .
    126 sy. - Sel Yayıncılık - 1937
    7/10
  • 594 syf.
    ·6 günde·8/10
    8/10
    594 sy - Yapı Kredi Yayınları - 2005
    .
    ‍️Serinin 6. kitabında Harry S.B.D sınavlarını verip altıncı sınıfa geçmiş ve aynı zamanda Quidditch kaptanı olmuştur. Snape’ in Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersini alması ve Profesör Slughorn’ un İksir hocası olması ile Harry ve Ron için Seherbaz olma imkanı doğmuştur. Melez Prens’ in İksir kitabının Harry’ in eline geçmesi ile bazı işler değişir. Bu sene Dumbledoredan özel dersler almaya başlayan Harry, Voldemort’un gençliği, hayatı ve onu yaşamda tutan Hortkuluklar hakkında çok önemli bilgiler edinir. Draco Malfoy’ un sinsi sinsi bir şeylerin peşinde olduğu bu bölümün sonunda bizi hepimizin yüreklerini burkacak bir son bekliyor.
    .
    ‍️Serinin geri kalanı ile kıyasladığım zaman Azkaban Tutsağı’ ndan sonra en sevdiğim kitap oldu. Olay döngüsü gayet keyifli ilerliyor. Dumbledore ve Harry arasındaki ilişki zirveye ulaşıyor. Diğer kitaplara kıyasla ana kahramanların aşk konuları üzerinde biraz dafa fazla durulmuş. Film uyarlaması 4 ve 5’ e kıyasla çok daha iyi yapılmış ama yine de çok fazla eksik var. Dört gözle son kitaba başlamayı düşünüyorum. İyi okumalar :)
  • 222 syf.
    ·1 günde·9/10
    9/10
    222 sy. - Yapı Kredi Yayınları - 1937
    .
    Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır olmuştu. Muazzez’in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti... Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu.
    .
    ‍️Anne babasını elem bir trajedi ile kaybeden bir çocuk ve olayı incelemeye gelip çocuğu o halde bırakmaya içi el vermeyerek onu evlatlık edinen bir baba. Büyüyen Yusuf gözü pek, yiğit bir insan olur ve en yakınından bir sevdaya tutulur. Yusuf’un özverisi ve naifliği ile aşk belkide yeni bir anlam kazanıyor. Yusuf’u okumayın, Yusuf’u yaşayın...
    .
    ‍️ Kürk Mantolu Madonna ile tanıdığımız yazarın 30 yaşında yazmış olduğu, ilk ve bana göre en güzel romanı. Kitapta betimlemeler o kadar güzel ele alınmıştır ki kendinizi o anın içinde her bir ayrıntıyı hissederken bulacaksınız. Erken yaşta kaybettiğimiz sevgili Sabahattin Ali’nin Türk edebiyatına önemli bir katkısıdır Kuyucaklı Yusuf ve ivedilikle okumanızı tavsiye ediyorum.
  • 112 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    İşte böyle, altı yıl önce, Büyük çöl üstünde uçağım kazaya uğrayana kadar, içimi dökecek gerçek bir dostum olmadan yapayalnız yaşadım. İlk gece, en yakın köyden bin mil uzakta, çölde uyudum. Okyanus ortasında sal üstünde kalmış bir gemiciden daha yalnızdım. Gün doğup da tuhaf, incecik bir sesle uyandığım zaman nasıl şaşırdığımı varın siz düşünün artık. Ses:
    “Lütfen”, diyordu, “bir koyun çizer misiniz?”
    .
    ‍️Küçükler için yazıldığı varsayılan ama bir çok siyasi ders kitabından bile daha önemli dersler çıkarılabilecek nitelikte bir kitap. Yazar her bir cümleyi ilmik ilmik, emek vererek işlemiş. Bir çocuğun hüznünü, mutluluğunu, ümidini en derin duygularla içinizde hissedeceğiniz ve kesinlikle okumanız gereken bir başyapıt. Kitabın en çok sevdiğim ve beni en çok etkileyen bölümü Küçük Prens ile Tilki arasındaki diyalogların olduğu kısım.
    .
    ‍️Birçok çevirmenden çevirisi olan ve 3 farklı çevirmenden okuduğum bu kitabı Cemal Süreya&Tomris Uyar çevirisinden okumanızı tavsiye ederim. Çevirmenlerin arasındaki aşk sanki kitabın özüne işlemiş gibi. Kitap içerisinde yer alan sulu boya çizimlerin yazarın fırçasından çıkmış olması da ayrı bir özgünlük ve güzellik katıyor.
    .
    112 sy. - Can Çocuk Yayınları - 1942
    10/10
  • 111 syf.
    ·1 günde·8/10
    Bir cinayet sonrası, bu suçtan çok gerçek duygularını dile getirdiği ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddettiği için dışlanan bir ‘yabancı’ aracılığıyla, XX. yüzyıl insanının içine düştüğü yabancılaşma anlatılmakta.
    .
    ‍️”Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum.” cümlesiyle ve hatta tabut başında kahve ve sigara içmesiyle başlıyor, baş karakter Meursault’ un yabancılaşması. Meursault’ un olaylara, toplumun beklentilerinin aksine, kendince tepkiler vermesi ve konuşması onu toplumdan daha da uzaklaştırmaktadır.
    .
    ‍️Yazarın en popüler ve benim ilk okuduğum kitabı. Biraz durağan ilerleyen bir kurgusu olmasına rağmen, verilmek istenen mesajlar ve konusu açısından hayatınıza dokunacak, hayatı sorgulamaya itecek tarzda bir eser. Romanın inceliğine bakıp bir çırpıda oturup bitireyim hevesine girmeden, sindire sindire okumanızı tavsiye ederim.
    .
    110 sy. - Can Yayınları - 1942
    8/10