İslam; kişilerin, hocaların, âlimlerin ya da herhangi bir grubun değil, Allah'ın dinidir.
Din Allah'ındır.
Hiç kimsenin düşüncesi din değildir.
Hiç kimsenin görüşü din değildir.
Hiç kimsenin yorumu din değildir.
İnsan hata eder, unutur, yanılır. Bu yüzden ölçü kişiler değil, hakikattir. Hakikatin ölçüsü ise Allah'ın Kitabı ve Resûlü'nün sünnetidir.
Bir sözü söyleyenin kim olduğuna değil, söylenen sözün Kur'an ve Sünnet'e uygun olup olmadığına bakmak gerekir. Çünkü hak, şahıslara göre değişmez; şahıslar hakka uydukları ölçüde değer kazanırlar.
Bugün insanların peşinden gitmek kolay, hakikatin peşinden gitmek ise samimiyet ister. Oysa müminin bağlılığı bir kişiye, bir gruba ya da bir isme değil; Allah'a ve O'nun dininedir.
Rabbimiz bizden körü körüne insanları takip etmemizi değil, vahyin rehberliğinde yaşamamızı istemiştir. Bu sebeple kalplerimizi şahıslara değil, hakka bağlamalıyız.
Çünkü din; insanların beğenilerine göre şekillenen bir düşünce sistemi değil, Allah'ın indirdiği hidayet rehberidir.
Din Allah'ındır. Ölçü Kur'an'dır. Yol Sünnet'tir. Kurtuluş ise bu ikisine sımsıkı sarılmaktadır. 🌿
Nasihatim önce kendi nefsime..
Umm Rümeysa..