Chinaski'nin ilkokul döneminden başlayarak ergenlik ve olgunlaşma çağını anlattığı bu hikayede klasik bir Bukowski anlatımına rastlıyoruz. Gösterişsiz, afili kelimelerden uzak, herhangi bir ana fikre ihtiyaç duymayan, dünyadan biraz kaçmanızı sağlayan bir yapıt. Başından geçen olayları bütün çıplaklığıyla anlatan Chinaski, bunalımda olan ruhları biraz daha bunalıma sokmak için ekstra bişey yapmamış ancak kendinizi bunalımda hissediyor ve bunalımda kalmayı seviyorsanız hiçbir şey yapmayıp yalnızca bu kitabı bu okuyarak harika bad tripler yaşayabilirsiniz. Ama aynı zamanda hiçbir şeyi umursamamanız gerektiğini de size aşılayan bu kitabı size şiddetle tavsiye ediyorum.