İnsanlar bir fikre ve inanca bağlanmak zorundadır. Sarılacak düşünce ve inanç bulamayan insanların, tıpkı yemeklerindeki kalsiyum eksikliğini duvar yalamakla gideren küçük çocuklar gibi, anormal düşüncelere ve inançlara bağlanmasını tabiî karşılamak gerekir.
• Efendim, vaktiyle bir Atsız varmış? Var olsun!
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Gertrude, Bağdat'ta kaldığı süre boyunca nüfuzlu kişilerden bilgiler almaya çalışıyordu. Artık ilgilendiği konular arkeolojiden çok siyasete kaymış görünüyordu. Yine Nakib ile buluşarak Irak bölgesi Müslümanlarının Osmanlı İmparatorluğu'na bakış açısını birlikte değerlendirdiler. Nakib, ''devlet ile kendi aralarına soğukluk girdiğini'' söyleyerek, geleceğe yönelik ümitleri olmadığını, gelişme olmaktan çok her şeyin gerilediğini söyledi.
''İmparatorluk yavaş yavaş parçalanıyor. Çöküşünü engelleyecek hiçbir ümit yok. Ne yazık ki Türkiye'nin sonunu görecek kadar yaşayacağımı düşünüyorum''.