Martin Eden’ı (sosyal medyadaki tanıtımlara dayanarak) aşk romanı zannederek almıştım. Okuduğumda bende çok başka bir iz bıraktı. Bence asıl anlatılmak istenen Ruht’a olan aşkından ziyade Martin’in insanların ve hayatın gerçek yüzünü görmesi , insanın ‘var’ olabilmesinin parasına ve şöhretine bağlı olduğunu anlaması , asıl ihtiyaç duyduğu zamanda kimsenin yanında olmayıp ona güvenmeyip sırtını dönmesi ve her şeye sahip olabilecekken herkesin başına üşüşmesi… Bence kitap Martin’in hayal kırıklıklarını anlatıyordu.