Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan,
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi.
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz.
Bir zaman sonra,
Batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca.
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız.
Ne kalacak bizden?
Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim...
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında.
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden.
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?
Ben ne büyük bir dalgınlıkla bakmış olmalıyım ki hayata
Görmedim orada çinko damlar ve plastik sürahilerin tanrısını
Yerimi yadırgadım
Yerim olmadı zaten kendi mezarımdan başka