"Öykü mü!" diye bağırdım irkilerek. "Öykü ha!! İyi de bir öyküm olduğunu kim söyledi size? Benim bir öyküm falan yok..."
"Öykünüz yoksa nasıl yaşıyorsunuz?" diye sözümü kesti gülerek."
"Şaşkına dönmüştüm; dudaklarım, ayaklarım titriyordu. Neden derseniz; Birincisi, utanç; sağdaki aynaya baktım, orada gördüğüm şey aklımı kaçırmaya yeterdi. İkincisi, hep böyle davranırdım, yeryüzünde sanki hiç yokmuşum gibi yapardım."